Evlilikte Edinilmiş Mallar Nasıl Paylaşılır?

Evlilikte Edinilmiş Mallar Nasıl Paylaşılır?

Evlilikte Edinilmiş Mallar Nasıl Paylaşılır?

Evlilikte edinilmiş mallar nasıl paylaşılır sorusu, ayrılık kararı alan kişilerin zihnini kurcalayan hukuki başlıklar listesinin en üst sıralarında kendisine yer bulur. Ülkemizdeki yasal mevzuat, eşlerin evlilik birliği kurulduktan sonra kazandıkları maddi varlıkları adil bir düzende paylaştırmalarını hedefler. Türk Medeni Kanunu uyarınca, eşler evlenirken kendi aralarında noterde bir mal rejimi sözleşmesi imzalamadıkları takdirde yasa koyucunun belirlediği edinilmiş mallara katılma rejimi bütünüyle geçerlilik kazanır. Bahsedilen kurallar bütünü, tarafların çalışma hayatında harcadıkları emekle biriktirdikleri tüm kazançların yarı yarıya bölüşülmesini emreder. Hak kayıplarının engellenmesi adına yürürlükteki kanunların bilinmesi büyük bir mecburiyettir.

Yasal Mal Rejiminin Hukuki Çerçevesi

Edinilmiş mallara katılma kuralları

Evlenen kişiler sadece hayatlarını değil, ekonomik varlıklarını da belli kurallar çevresinde yönetirler. Yasal rejim, çiftlerin herhangi bir sözleşme yapmadan evlenmeleri halinde doğrudan uygulanan hukuki kuralları tanımlar. Ülkemizde 2002 yılından itibaren yasal mal rejimi bağlamında edinilmiş mallara katılma sistemi kabul görür. Sistem, eşlerin birbirlerinin emeğine ortaklık etmesi ilkesine dayanır. Tarafların kimin ne kadar maaş aldığı, kimin çalışıp kimin çalışmadığı gibi hususlar yarı yarıya paylaşım kuralını bozmaz. Kanunlar bütünü, ailenin ortak çabasına eşit değer biçer.

Sözleşmesiz evliliklerdeki hukuki durum

Ev işlerini yürüten ve dışarıda maaşlı bir işte çalışmayan eş, karşı tarafın maaşıyla alınan araba, ev veya arsa üzerinde yüzde elli oranında hak iddia edebilir. Çiftler evlilik akdi öncesinde notere gidip mal ayrılığı sözleşmesi imzalamazlarsa, mahkeme doğrudan yarı yarıya bölüşüm sistemini uygular. Sözleşme eksikliği, kanunun emredici hükümlerinin devreye girmesine zemin hazırlar. Taraflardan biri çok yüksek gelirli bir işe, diğeri asgari ücretli bir işe sahip olsa dahi ortak sandıkta toplanan varlıklar eşit yüzdelerle iki tarafa dağıtılır.

Emek Karşılığı Elde Edilen Varlıkların Niteliği

Maaşlar ve çalışma gelirlerindeki paylaşım

Tarafların çalışma hayatı boyunca elde ettikleri tüm gelirler, yasalarca edinilmiş mal sınıfında sayılır. Maaşlar, iş yerinden alınan primler, ikramiyeler, çalışma gücü kaybından doğan tazminatlar bütünüyle bu gruba dahil edilir. İnsanlar alın terleriyle kazandıkları paraları biriktirip gayrimenkul aldıklarında, tapu tek kişinin adına tescil edilse bile diğer eşin yasal hakkı korunur. Maaş hesaplarında biriken nakit paralar bütünüyle ikiye bölünür. Mahkeme günü hesaptaki net bakiye üzerinden orantı kurulur.

Şahsi malların getirileri ve banka faizleri

Taraflara ait şahsi varlıkların getirdiği düzenli gelirler, kanunlar nezdinde ortak havuza aktarılır. Erkeğin veya kadının evlenmeden evvel aldığı bir evin kira geliri, evlilik ayları süresince biriktirildiyse bu para mahkeme kararı sonrasında iki taraf arasında eşit oranda paylaştırılır. Bankada biriken faiz gelirleri, ticari işletmelerin aylık kazançları bütünüyle bu ortaklık sandığında toplanır. Kira kontratları ve faiz dekontları geriye dönük incelenir..

Kişisel Mal Sayılan Varlıkların Sınırları

Evlilik öncesi alınan gayrimenkullerin durumu

Tarafların sadece kendisine ait sayılan ve karşı tarafın hiçbir suretle üzerinde hak talep edemeyeceği varlıklara kişisel mal adı verilir. Bir eşyanın bu sınıfa girebilmesi adına yasalar katı şartlar arar. Evlilik tarihinden evvel alınan tüm gayrimenkuller, araçlar, bankadaki nakit paralar listeye doğrudan dahil edilir. Evlenmeden bir gün önce alınan bir araba dahi bütünüyle sahibinin mülkiyetinde kalır. Evlilik cüzdanı imzalanmadan önceki tüm parasal birikimler güvence altındadır.

Miras ve bağış yoluyla gelen değerler

Miras vasıtasıyla intikal eden arsa, ev veya dükkan bütünüyle kişisel haktır. Hediye, piyango veya bağış yöntemleriyle karşılıksız biçimde kazanılan değerler bölüşüme dahil edilmez. Giysiler, takılar, cep telefonları gibi bütünüyle şahsi yarara tahsis edilen eşyalar bölüştürülmez. Bir eş, diğerine karşılıksız bir bağış yaptığında, bağışlanan eşya alan kişinin mülkiyetine kalıcı biçimde geçer. Mahkeme aşamasında bu bağışın ispatı banka havale notlarıyla yahut yazılı belgelerle yapılır.

Manevi tazminat alacaklarının konumu

Manevi tazminat ödemeleri kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı bulunduğundan paylaşım dışı bırakılır. Kişi bir trafik kazası geçirip manevi tazminat kazandığında, hesaba yatan para sadece o kişinin acısını dindirme amacı taşır. Mahkemeler, bahsi geçen tazminat bedellerini ortak havuzun tamamen dışında tutar. Sadece maddi tazminat sınıfındaki iş göremezlik bedelleri yarı yarıya paylaşıma tabi tutulur.

Boşanma Türüne Göre Paylaşım İşleyişi

Anlaşmalı ayrılıklarda varlık dağılımı

Taraflar her konuda uzlaşarak ayrılmaya karar verdiklerinde yasal rejimdeki katı kurallar esner. Anlaşmalı boşanma mal paylaşımı kararlarında taraflar, bir protokol hazırlayarak malları istedikleri gibi paylaşırlar. Yüzde elli kuralına uyma mecburiyeti bütünüyle ortadan kalkar. Bir taraf gayrimenkulleri alıp karşı tarafa nakit para bırakabilir yahut tüm mallar sadece bir kişiye devredilebilir. Hakimin onayı ile kesinleşen protokol bağlayıcıdır. Sonradan bir haksızlık yaşandığı iddia edilerek geriye dönük hak talebinde bulunulamaz. Hata yapmamak maksadıyla daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Çekişmeli davalarda hakim müdahalesi

Taraflar mal bölüşümü konusunda uzlaşamadıklarında çekişmeli dava aşamasına geçilir. Boşanma kararı ve mal tasfiyesi davası birbirinden bütünüyle ayrı yürütülür. Mahkeme, evvela ayrılık kararı verir, kusur durumlarını belirler, velayet ve nafaka konularını karara bağlar. Ayrılık kararı kesinleştikten sonra mal tasfiyesi isminde ayrı bir dosya üzerinden hesaplamalar başlar. Dosya kapsamında mahkeme hakimi yasal mevzuatı harfiyen uygular. Kimsenin rızasına bakılmaksızın matematiksel oranlar devreye girer.

Mahkeme Sürecindeki Usul İşlemleri

Zaman aşımı süreleri ve başvuru şartları

Hak taleplerinin belli bir zaman dilimi içinde yapılması mecburi bir usul kuralıdır. Ayrılık kararı kesinleştikten sonra on yıl içinde tasfiye dilekçesi mahkemeye sunulmazsa, taraflar haklarını kaybederler. On yıllık süre dolduktan sonra mahkemeye teslim edilen dilekçeler zaman aşımı sebebiyle mahkemece doğrudan reddedilir. Hakkınızı zamanında aramanız, telafisi imkansız parasal kayıpları bütünüyle engeller. Mühletin başlangıcı boşanma kararının kesinleşme tarihidir.

Bilirkişi incelemeleri ve değer tespiti

Mahkeme heyeti tapu dairelerinden, bankalardan, noterlerden ve trafik tescil kurumlarından tüm kayıtları resmi kanallarla ister. Malların güncel bedelleri piyasa koşullarına göre hesaplanır. Uzman bilirkişiler dosyayı tetkik eder, bir tablo çıkarır ve net değer üzerinden bölüşüm miktarını tespit ederler. Taşınmazların mahkeme tarihindeki sürüm değerleri baz alınarak oranlar kurulur. Hakimin vereceği hükümler bütünüyle bilirkişi heyetlerinin hazırladığı matematiksel dökümlere dayanır.

Katkı Payı ve Değer Artış İstemleri

Eşler arası parasal yardımların iadesi

Eşlerden birisi, diğerinin şahsi varlığına maddi destek verip bu malın piyasa değerini artırdıysa burada değer artış payı alacağı doğar. Bir tarafın evlenmeden evvel aldığı eski bir evin tadilatını karşı eş kendi kazancıyla yaptırdıysa, evi satan veya elinde tutan kişi karşı tarafa bu tadilatın güncel bedelini ödemek zorundadır. Eski kanun dönemindeki mal ayrılığı sisteminde tarafların aracısız biçimde yaptıkları parasal destekler hesaplanıp derhal iade edilir.

Belge ve dekontlarla ispat yükümlülüğü

İddia edilen her maddi katkı resmi belgelerle, banka dekontlarıyla, kredi kartı dökümleriyle ispatlanmalıdır. Kulaktan dolma sözler mahkemede tek başına ispat aracı sayılmaz. Elden verilen paraların tanık beyanları haricinde yazılı delillerle kuvvetlendirilmesi beklenir. Banka havalelerine yazılan açıklama notları davanın seyrini bütünüyle değiştirir.

Banka Kredisiyle Alınan Taşınmazlardaki Hesaplamalar

Evlilik süresince ödenen taksitlerin payı

Aileler çoğunlukla birikimlerini banka kredisi desteğiyle gayrimenkule çevirirler. Krediyle alınan bir ev dava konusu yapıldığında borç ödemeleri sürüyorsa hesaplama kurgusu bütünüyle değişir. Evlilik yılları boyunca bankaya yatırılan tüm taksitler edinilmiş mal havuzuna doğrudan aktarılır. Ödenen kısımlar tarafların emeği kabul edildiğinden meblağ üzerinden yarı yarıya bölüşüm uygulanır. Taksitlerin azımsanmayacak bir kısmı ödenmişse paylaşılacak miktar da o oranda artar.

Boşanma sonrasına sarkan borçların yönetimi

Dava açılış tarihinden itibaren kalan banka borcu, krediyi çeken kişinin bütünüyle şahsi borcu kabul edilir. Evin mahkeme günündeki piyasa rayiç bedeli bulunur. İlgili bedelden geriye kalan faizsiz kredi borcu düşülür. Bulunan net tutar üzerinden taraflara parasal hakları dağıtılır. Banka borçlarının kim tarafından yatırıldığı veya tapunun kimin üstüne yapıldığı bu orantıyı kesinlikle değiştirmez. Eşitlik kuralı borç dengesi kurulduktan sonra işletilir.

İş Hayatından Doğan Tazminat Hakları

Kıdem ve ihbar tazminatlarının bölüşümü

İş hayatında kazanılan kıdem tazminatları ve ihbar tazminatları kanunlar çerçevesinde çalışma karşılığı edinilen gelirler arasında sınıflandırılır. İşçi, işten çıkarıldığında hesabına yatan toplu para, evlilik yıllarıyla orantılı biçimde ortak kazanç havuzuna dahil edilir. Dava tarihinden evvel alınan tazminatların nereye harcandığı mahkemece harfiyen sorgulanır. Tasarrufun ailenin refahı yönünde kullanılıp kullanılmadığı araştırılır.

Emeklilik ikramiyelerinin hukuki statüsü

Kişi evliyken emekliye ayrılırsa ve ikramiyesini alarak bankaya yatırırsa, ayrılık anında para ikiye bölünür. Kişi dava açılmadan hemen evvel tazminatını çekip harcamışsa, harcamanın ailenin yararına yapılıp yapılmadığı denetimden geçer. Para kötü alışkanlıklara yatırıldıysa veya bilinçli biçimde şahsi kasalarda saklandıysa, karşı tarafın hakkı bütünüyle hesaplanır ve nakit biçimde tahsil edilir. Bu konudaki karmaşık matematiksel hesaplamalarda daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Düğün Takıları ve Ziynet Eşyaları

Yargıtay kararlarında kadının hakları

Düğün merasimlerinde hediye edilen ziynet eşyaları yerleşik Yargıtay kararları gereğince kime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılır. Altın, pırlanta, bilezik gibi kıymetli madenler kadının bütünüyle kendi kişisel varlığıdır. Erkek tarafı takıların kendi rızasıyla kadına iade edilmemek şartıyla verildiğini çok güçlü delillerle ispatlamadığı sürece ziynet eşyası iadesi borcundan kurtulamaz. Düğün videoları ve fotoğrafları bu iddiaların ispatında ana delil niteliği taşır.

Takıların nakde çevrilmesi durumundaki sonuçlar

Koca, takıları alıp evin borcunu kapatmış veya ticarethane açmış olsa dahi ayrılık esnasında altınların gram miktarını veya güncel nakit değerini iade etmekle yükümlüdür. Altınlar bozdurulup araba alındıysa, kadının altınlarının bedeli arabanın değerinden bağımsız biçimde kadına eksiksiz ödenir. Altın davası, diğer tasfiye hesaplamalarından bağımsız yürütülür ve ayrı taleplerle adli makamlara taşınır.