İş kazasında SGK hakları kapsamında sunulan yardımlar, kazanın iş kazası olarak kabul edilmesiyle başlar. Bir olayın bu kapsamda değerlendirilmesi için çalışanın sigortalı olması ve olayın iş yerinde ya da işverenin talimatıyla başka bir yerde gerçekleşmesi şarttır. Kazanın hemen ardından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan yardımlar, tedavi giderlerinden aylık bağlanmasına kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Bu süreçte çalışanın işverene veya kuruma bildirim yapması, hak kayıplarının önüne geçer.
İş Kazası Sayılan Durumlar Nelerdir?
Yasal mevzuat çerçevesinde bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için belirli kriterler aranır. Bu kriterler kazanın nerede ve ne zaman yaşandığına göre belirlenir. Kanun maddelerine göre, sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada başına gelen her türlü olay iş kazası kategorisine girer. Sadece fiziksel yaralanmalar değil, ruhsal bütünlüğü bozan durumlar da bu kapsama dahil edilir.
İş yerinde yaşanan kazalar
Çalışanın mesai saatleri içinde veya iş yeri sınırları dahilinde yaşadığı kazalar doğrudan iş kazasıdır. Dinlenme saatlerinde, yemek molasında ya da bahçede yürürken dahi yaşansa, bu olaylar kurum tarafından kayıt altına alınır. İş kazası bildirimi yapıldığı andan itibaren sigortalının tedavi süreci SGK üzerinden yürütülür.
İşle bağlantılı dış görevlerdeki olaylar
İşveren tarafından görevlendirilerek başka bir yere gönderilen çalışanın, asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda yaşadığı kazalar da koruma altındadır. Örneğin, bir evrak teslim etmek için yola çıkan personelin trafik kazası geçirmesi bu duruma girer. Keza, işverenin sağladığı servis aracıyla işe gidiş geliş esnasında yaşanan talihsizlikler de iş kazasında SGK hakları doğurur. Emziren annelerin çocuklarına süt vermek için ayrılan zamanlarda başına gelen olaylar da yine bu başlık altında yer alır.
İş Kazası Bildirimi ve Takip Edilmesi Gereken Yollar
Kaza yaşandıktan sonra atılması gereken ilk adım durumun bildirilmesidir. İşverenin bu kazayı kolluk kuvvetlerine derhal, kuruma ise en geç üç iş günü içinde haber vermesi kanuni bir zorunluluktur. Eğer işveren bu yükümlülüğü yerine getirmezse, çalışan veya hak sahipleri doğrudan kuruma başvuruda bulunabilir. Bildirim süresi geçirilirse bazı ödeneklerin alınmasında gecikmeler yaşanabilir.
Sağlık kuruluşuna müracaat edildiğinde, olayın iş kazası olduğu mutlaka kayıtlara geçirilmelidir. Hastane tarafından düzenlenen adli raporlar, ileride açılacak davalar veya yapılacak ödemeler için en büyük kanıt niteliği taşır. Kurum müfettişleri tarafından yapılacak inceleme neticesinde olayın iş kazası olduğu kesinleşince haklar aktif hale gelir. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği Alma Koşulları
İş kazası geçiren sigortalıya, istirahatli kaldığı her gün için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bir ödeme yapılır. Buna geçici iş göremezlik ödeneği adı verilir. Bu ödemenin amacı, çalışanın tedavi gördüğü dönemde mahrum kaldığı ücreti telafi etmektir. Diğer hastalık türlerinden farklı olarak, iş kazasında ödeme kaza gününden itibaren başlar. Herhangi bir prim gün sayısı şartı aranmaz; yani işe girdiğiniz ilk gün bile kaza geçirseniz bu hakkı kazanırsınız.
Ödenek miktarı çalışanın brüt kazancı üzerinden hesaplanır. Yatarak tedavilerde günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisi ödenir. Bu para, doktorun verdiği rapor süresince çalışana verilmeye devam eder. Ödemeler genellikle anlaşmalı bankalar aracılığıyla PTT veya şahsi hesaplara yatırılır.
Sürekli İş Göremezlik Geliri Bağlanması
Tedavi süreci bitmesine rağmen çalışanda kalıcı bir engel oluşursa sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelir. Bu hakkın kazanılması için meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında kaybedilmiş olması şarttır. Bu oran, yetkili sağlık kurulları tarafından hazırlanan raporlarla belirlenir. Eğer kayıp oranı yüzde ondan az ise bu aylık bağlanmaz.
Sürekli iş göremezlik geliri, çalışanın çalışma hayatına devam edip etmemesinden bağımsızdır. Engelli hale gelen kişi başka bir işte çalışsa bile bu geliri almaya devam eder. Bu durum, kazanın yarattığı eksikliği ömür boyu giderme amacı taşır. Maaş miktarı, engel oranına ve çalışanın kazancına göre değişkenlik gösterir. Tam iş göremezlik halinde kazancın yüzde yetmişi aylık olarak bağlanır.
Bakıma Muhtaçlık Durumu ve İlave Yardımlar
Bazı ağır kazalar sonucunda çalışan başka birinin sürekli bakımına muhtaç hale gelebilir. Bu tür vakalarda bağlanacak gelir oranı artırılır. Başka birinin yardımına muhtaç olduğu tespit edilen sigortalılar için gelir bağlama oranı yüzde yüz olarak uygulanır. Böylece mağdur olan kişinin yaşamını daha iyi şartlarda idame ettirmesi hedeflenir. Ayrıca protez, tekerlekli sandalye veya diğer tıbbi cihaz ihtiyaçları da kurum tarafından karşılanır.
Vefat Durumunda Hak Sahiplerine Tanınan İmkanlar
Maalesef bazı iş kazaları ölümle sonuçlanabilir. Bu durumda iş kazasında SGK hakları vefat eden kişinin yakınlarına devredilir. Geride kalan eşe, çocuklara ve şartları uyan anne-babaya ölüm geliri bağlanır. Bu gelir, vefat eden sigortalının prim gün sayısına bakılmaksızın bağlanır. Ailenin geçimini sürdürebilmesi için bu hak hayati bir yer tutar.
Eşin yeniden evlenmemesi durumunda bu maaş kesilmez. Çocuklar ise eğitim durumlarına göre belirli yaşlara kadar bu gelirden faydalanır. Erkek çocuklar 18, lise eğitiminde 20, yükseköğrenimde ise 25 yaşına kadar ödeme alır. Kız çocukları evlenmedikleri ve çalışmadıkları sürece yaş sınırı olmaksızın bu hakkı kullanabilir.
Cenaze ödeneği ve maddi destekler
İş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının ailesine bir defaya mahsus olmak üzere cenaze ödeneği verilir. Bu ödenek, defin masraflarına katkı sunmak amacıyla verilir. Başvuru yapılması halinde kurumun belirlediği güncel tutar hak sahiplerine ödenir. Ayrıca ölen sigortalının kız çocuklarına evlenmeleri halinde evlenme ödeneği (çeyiz yardımı) de yapılmaktadır.
SGK Tarafından Sağlanan Sağlık Hizmetleri
İş kazası geçiren birinin tedavi süreci tamamen Sosyal Güvenlik Kurumu güvencesindedir. Bu süreçte yapılan ameliyatlar, ilaçlar ve hastane masrafları için sigortalıdan herhangi bir ilave ücret veya katılım payı talep edilmez. Devlet hastaneleri ya da kurumla anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında tedavi masrafları karşılanır. Tedavinin Türkiye sınırları içinde yapılamaması durumunda, şartlar uygunsa yurt dışında tedavi imkanı da sağlanabilir.
İşverenin Sorumluluğu ve Rücu Davası
Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası geçiren çalışana tüm yardımları yapar ancak kazada işverenin kusuru varsa bu masrafları işverenden geri ister. Buna "rücu" adı verilir. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığı takdirde hem kuruma karşı hem de çalışana karşı sorumlu olur. Çalışan, SGK'dan aldığı yardımların dışında işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına da sahiptir.
Tazminat davaları, SGK'nın bağladığı gelirlerin yetersiz kaldığı durumlar için açılır. İşverenin ihmali ağırsa ödenecek tazminat miktarları da buna paralel olarak artış gösterir. Bu süreçte yasal hakların takibi için profesyonel bir destek almak sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar. Mesleki hakların korunması ve hukuki sürecin yönetilmesi için uzman görüşü mühimdir.
İş Kazası Tespiti Nasıl Yapılır?
Her olay kurum tarafından otomatik olarak iş kazası kabul edilmez. Şüpheli durumlarda veya bildirimin geç yapıldığı hallerde müfettiş incelemesi istenir. Müfettişler iş yerine gelerek şahitleri dinler, kamera kayıtlarını inceler ve çalışma koşullarına bakar. Hazırlanan rapor sonucunda kazanın iş kazası olup olmadığına karar verilir. Karara itiraz etmek isteyenler Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu’na başvurabilir veya yargı yoluna gidebilir.

