Bir markanın Instagram hesabında "Takip et, etiketle, kazan" başlıklı bir gönderi paylaşması bugün sıradan bir pazarlama hamlesi gibi görünür. Oysa bu basit görünen çekilişin arkasında, çoğu işletmenin farkında olmadığı kapsamlı bir hukuki çerçeve bulunur. Sosyal medya çekilişlerinin önemli bir kısmı, Türk hukukunda "karşılığı nakit olmayan piyango ve çekiliş" kategorisine girer ve Milli Piyango İdaresi'nin (MPİ) iznine tabidir. Bu yazıda çekilişin ne zaman izin gerektirdiğini, sürecin nasıl işlediğini ve izinsiz çekiliş düzenlemenin cezai sonuçlarını adım adım açıklıyoruz.
Temel kavramlar: Piyango, çekiliş ve "şansa dayalı" dağıtım
Konuyu anlamak için önce üç kavramı netleştirmek gerekir. Piyango, bir ikramiyenin önceden belirlenemeyen bir yöntemle, yani şansa bağlı olarak belirli kişilere dağıtılmasıdır. Çekiliş, piyangonun en yaygın uygulama biçimidir: katılımcılar arasından kazananın kura veya rastgele seçim yoluyla belirlenmesidir. Karşılığı nakit olmayan piyango ise, kazanana para değil bir eşya, hizmet veya benzeri bir menfaat (telefon, tatil, hediye çeki, ürün) verilen düzenlemedir.
Buradaki kritik ayrım "şans" unsurudur. Eğer kazanan, katılımcılar arasından tesadüfen seçiliyorsa, ortada hukuken bir çekiliş vardır. Buna karşılık kazanan, bilgi, yetenek veya beceriye dayalı bir değerlendirmeyle belirleniyorsa (örneğin "en yaratıcı fotoğraf" jüri tarafından seçiliyorsa), durum farklı bir hukuki zemine oturur. Bu nedenle bir kampanyanın izne tabi olup olmadığını anlamanın ilk adımı, kazananın şansla mı yoksa değerlendirmeyle mi belirlendiğini tespit etmektir.
Yasal dayanak: Hangi mevzuat geçerli?
Sosyal medya çekilişlerini düzenleyen temel metin, Karşılığı Nakit Olmayan Piyangolar ve Çekilişler Hakkında Yönetmelik'tir (04.10.2006 tarihli). Bu yönetmelik, Milli Piyango mevzuatına, özellikle 5602 sayılı Kanun ile Milli Piyango'ya ilişkin 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanır. Yönetmelik, kimlerin hangi şartlarla çekiliş düzenleyebileceğini, izin sürecini ve denetim esaslarını belirler.
Çıkarılan ders şu: Bir markanın "biz sadece sosyal medyada eğlenceli bir kampanya yapıyoruz" yaklaşımı hukuken yeterli değildir. Çekiliş fiziksel mağazada da yapılsa, internette de yapılsa aynı yönetmeliğe tabidir; mecranın dijital olması, izin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İzin hangi hallerde gerekir?
Yönetmeliğin 4. maddesi, ticari amaçlı çekilişi şöyle tanımlar: bir mal veya hizmetin tanıtımı, pazar payının artırılması ya da satışının teşviki amacıyla; bilet, kupon, katılım numarası ve benzerlerinin bedelsiz dağıtılması suretiyle düzenlenen çekilişler. Markaların sosyal medyada yaptığı tipik çekilişler tam olarak bu tanıma girer.
Kural olarak, şansa dayalı olarak eşya/hizmet dağıtan ve belirli bir parasal değeri aşan ticari çekilişler için MPİ'den izin alınması zorunludur. Bu değer eşiği yönetmelik kapsamında belirlenir ve MPİ tarafından her yıl güncellenir; dolayısıyla kampanya planlanırken o yıl için geçerli güncel tutarın İdare'den teyit edilmesi gerekir. Ödül değeri eşiğin altında kalan bazı küçük ölçekli düzenlemeler için istisnalar söz konusu olabilirse de, ticari/pazarlama amaçlı çekilişlerde kural izin almaktır.
İzin gerektirmeyen haller
Her sosyal medya etkinliği izne tabi değildir. İzin yükümlülüğünün doğmadığı başlıca durumlar şunlardır:
- Şans unsuru olmayan yarışmalar: Kazananın bilgi, yetenek veya beceriye göre (jüri değerlendirmesi, en iyi içerik seçimi) belirlendiği yarışmalar, şansa dayalı çekiliş kapsamında değildir. Ancak bu ayrımın gerçek ve samimi olması gerekir; "yarışma" adı altında aslında tesadüfi seçim yapılıyorsa, hukuken yine çekiliş sayılır.
- Adayların kendi aralarından seçim yaptığı düzenlemeler: Yerleşik uygulamaya göre, ödül adaylarının yalnızca kendi aralarından çekiliş veya kura yöntemiyle belirlendiği bazı sınırlı haller kapsam dışında değerlendirilebilir.
- Ödül içermeyen etkileşim kampanyaları: Kazanma ve ikramiye unsuru bulunmayan, salt etkileşim amaçlı paylaşımlar bu yönetmeliğin konusu değildir.
Çıkarılan ders: İzinden kaçınmak için kampanyayı "yarışma" diye adlandırmak yeterli değildir. Belirleyici olan, başlık değil, kazananın hangi yöntemle belirlendiğidir.
Başvuru süreci nasıl işler?
İzin süreci, kampanyanın başlama tarihinden önce tamamlanmalıdır. Yönetmelik uyarınca, çekiliş düzenlemek isteyenlerin İdare'nin istediği belge ve bilgilerle birlikte, kampanyanın başlangıcından en az 15 gün önce MPİ'ye başvurmaları esastır. Başvuruda kampanya koşulları, çekiliş takvimi, ikramiyelerin niteliği ve rayiç değeri gibi bilgiler sunulur.
İdare, başvuruyu; düzenleyenin yeterliliği, taahhütlerini yerine getirme kapasitesi ve daha önce düzenlediği çekilişlerin sonuçları gibi yönlerden inceler ve sonucu yazılı veya elektronik ortamda bildirir. Bu nedenle markaların kampanya iletişimini başlatmadan önce yeterli zaman planlaması yapması, son dakika başvurularından kaçınması gerekir.
Başvuru ve izin bedeli
Çekiliş izni belirli mali yükümlülükler içerir. Süreçte iki tür ödeme gündeme gelir: sabit bir başvuru bedeli ve izin verilmesi halinde, taahhüt edilen ikramiyelerin toplam rayiç değeri üzerinden hesaplanan bir izin bedeli. Bu tutarlar ve oranlar İdare tarafından dönemsel olarak güncellendiğinden, yazıda sabit bir rakam vermek yerine, kampanya öncesinde MPİ'den o tarih için geçerli güncel bedellerin teyit edilmesini öneriyoruz.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, yönetmelik kapsamı dışında kalan bazı küçük ölçekli çekilişlerden izin/başvuru bedeli alınmasına ilişkin idari uygulama, 2025 yılında verilen bir yargı kararıyla sınırlandırılmıştır. Bu da kampanyanın yönetmelik kapsamına girip girmediğinin doğru tespit edilmesinin, mali yük açısından da önemli olduğunu gösterir.
Noter huzurunda çekiliş zorunluluğu
Pek çok markanın gözden kaçırdığı kritik bir yükümlülük, çekilişin yapılış biçimidir. Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca, izne tabi çekilişlerin noter huzurunda ve İdare'nin izin yazısında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekir.
Bu, uygulamada şu anlama gelir: Çekilişi canlı yayında rastgele bir uygulamayla yapıp kazananı açıklamak, izne tabi bir kampanyada tek başına yeterli değildir. Şansa dayalı belirleme işleminin noter nezaretinde yapılması, kazananların ve varsa yedeklerin tutanağa bağlanması gerekir. Çıkarılan ders: İzin almak sürecin yalnızca ilk yarısıdır; çekilişin de hukuken öngörülen usulle icra edilmesi şarttır.
KVKK boyutu: Katılımcı verilerinin korunması
Sosyal medya çekilişleri yalnızca piyango mevzuatını değil, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nu da ilgilendirir. Çekilişe katılan kişilerin adı, soyadı, kullanıcı adı, yorumları, etiketlemeleri ve kazanan belirlendiğinde alınan iletişim/adres bilgileri birer kişisel veridir. Bu verileri işleyen marka, KVKK anlamında veri sorumlusu konumundadır.
Bu kapsamda iki temel yükümlülük öne çıkar. Birincisi, KVKK m.10 uyarınca aydınlatma yükümlülüğü: Katılımcılara, verilerinin hangi amaçla, hangi hukuki sebeple işlendiği ve kimlerle paylaşılabileceği açıkça bildirilmelidir. İkincisi, işleme faaliyeti kanunda sayılan hukuki sebeplere dayanmıyorsa, KVKK m.5 uyarınca katılımcının açık rızasının alınması gerekebilir. Kazananın bilgilerinin kamuoyuyla paylaşılması (örneğin profilinin etiketlenmesi) da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir veri işleme faaliyetidir.
İzinsiz çekiliş düzenlemenin cezai sonuçları
İzin yükümlülüğünün ihlali, idari bir usulsüzlükten çok daha ağır sonuçlar doğurabilir. Milli Piyango'ya ilişkin 320 sayılı KHK'nın 52. maddesi uyarınca, yetkisiz olarak her türlü şans oyunu, eşya piyangosu ve benzerini oynatanlar ya da oynanmasına imkân sağlayanlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Bunun yanında izinsiz çekilişler bakımından idari tedbirler ve internet üzerinden erişimin engellenmesi gibi sonuçlar da gündeme gelebilir. Nitekim son dönemde, sosyal medyada izinsiz çekiliş yapanlar hakkında hem idari hem adli incelemelerin başlatıldığı kamuoyuna yansımıştır. Yani "küçük bir Instagram çekilişi" sanılan bir kampanya, hem şirket hem de gerçek kişi yöneticiler bakımından ciddi cezai risk taşıyabilir.
Yanıltıcı çekiliş ve tüketici hukuku boyutu
Piyango mevzuatına ek olarak, çekiliş kampanyalarının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki haksız ticari uygulama ve yanıltıcı reklam yasaklarına da uyması gerekir. Gerçekte verilmeyen bir ödülün vaat edilmesi, kazananın hiç belirlenmemesi veya ödülün gerçek değerinin abartılması gibi durumlar, ayrıca tüketici hukuku yaptırımlarına yol açabilir. Bu nedenle çekiliş koşullarının (katılım şartları, ödül, çekiliş tarihi, kazananın ilanı) açık, anlaşılır ve gerçeğe uygun biçimde önceden duyurulması önemlidir.
Somut örnek: Bir markanın "telefon hediye" çekilişi
Bir e-ticaret markasının Instagram'da şu kampanyayı planladığını varsayalım: "Sayfamızı takip et, bu gönderiyi paylaş ve 3 arkadaşını etiketle; aramızdan rastgele seçilecek bir kişiye son model telefon hediye." Bu örneği yukarıdaki ölçütlerle değerlendirelim.
- Şans unsuru var mı? Evet, kazanan "rastgele" seçiliyor. Bu, şansa dayalı bir çekiliştir.
- Ticari amaç var mı? Evet; takip ve paylaşım yoluyla pazar payı ve görünürlük artırılıyor. Yönetmelik m.4 kapsamına girer.
- Ödül değeri eşiği aşıyor mu? Son model bir telefonun değeri, güncel eşiğin neredeyse her yıl üzerindedir. Bu durumda MPİ izni gerekir.
- Sonuç: Marka, kampanyaya başlamadan en az 15 gün önce MPİ'ye başvurmalı, izin almalı, çekilişi noter huzurunda yapmalı ve katılımcılar için KVKK aydınlatma metni sunmalıdır. Bu adımlar atlanırsa, 320 sayılı KHK m.52 kapsamında cezai sorumluluk doğabilir.
Markaların alması gereken önlemler
Çekiliş kampanyalarını güvenli biçimde yürütmek için izlenmesi gereken pratik adımlar şunlardır:
- Kampanya tasarlanırken kazananın şansla mı yoksa değerlendirmeyle mi belirleneceğine baştan karar verin ve bunu netleştirin.
- Ödül değerini ve kampanyanın yönetmelik kapsamına girip girmediğini, güncel eşik üzerinden teyit edin.
- İzin gerekiyorsa, kampanyadan en az 15 gün önce MPİ'ye başvurun; iletişim takvimini buna göre kurun.
- İzne tabi çekilişi noter huzurunda yapın ve tutanaklandırın.
- Katılımcılar için KVKK aydınlatma metni hazırlayın; gerektiğinde açık rıza alın.
- Çekiliş koşullarını açık, gerçeğe uygun ve önceden ilan edin; tüketiciyi yanıltacak ifadelerden kaçının.
Özet: temel noktalar
- Sosyal medyada şansa dayalı, ticari amaçlı eşya/hizmet çekilişleri kural olarak Milli Piyango İdaresi iznine tabidir.
- Temel mevzuat, 04.10.2006 tarihli Karşılığı Nakit Olmayan Piyangolar ve Çekilişler Hakkında Yönetmelik'tir; dayanağı 5602 sayılı Kanun ve 320 sayılı KHK'dir.
- İzin başvurusu, kampanyadan en az 15 gün önce yapılmalıdır; başvuru ve izin bedelleri İdare'ce güncellenir.
- İzne tabi çekilişler, yönetmelik m.18 uyarınca noter huzurunda yapılmalıdır.
- Katılımcı verileri için KVKK m.10 aydınlatma ve gerektiğinde m.5 açık rıza yükümlülüğü doğar.
- İzinsiz çekiliş, 320 sayılı KHK m.52 uyarınca üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası riski taşır.
- Şans unsuru taşımayan gerçek yarışmalar ve ödülsüz etkileşim kampanyaları kural olarak izin gerektirmez.
Sık sorulan sorular
Instagram'da küçük bir hediye çekilişi için de izin gerekir mi? Ödülün değeri güncel eşiğin altındaysa ve düzenleme kapsam dışıysa izin gerekmeyebilir; ancak ticari amaçlı ve şansa dayalı çekilişlerde kural izin almaktır. Tereddüt halinde MPİ'den teyit alınmalıdır.
"Yarışma" düzenlersem izinden kurtulur muyum? Yalnızca isimlendirme yeterli değildir. Kazanan gerçekten bilgi/yetenek/beceriyle belirleniyorsa şans unsuru yoktur; ancak perde arkasında tesadüfi seçim yapılıyorsa hukuken yine çekiliş sayılır.
Çekilişi canlı yayında uygulamayla yapsam yeterli olur mu? İzne tabi çekilişlerde kazananın belirlenmesi noter huzurunda yapılmalı ve tutanağa bağlanmalıdır; salt bir uygulamayla canlı seçim tek başına usule uygun sayılmaz.
Katılımcıların verileri için ne yapmalıyım? Marka veri sorumlusudur. KVKK m.10 uyarınca aydınlatma metni sunmalı, işleme uygun bir hukuki sebebe dayanmıyorsa m.5 uyarınca açık rıza almalı ve verileri amaçla sınırlı işlemelidir.
İzinsiz çekiliş yaparsam ceza şirkete mi yoksa bana mı gelir? Cezai sorumluluk fiili gerçekleştiren gerçek kişiler bakımından doğar; ayrıca şirket nezdinde idari tedbirler ve erişimin engellenmesi gibi sonuçlar gündeme gelebilir. Bu nedenle yönetici düzeyinde de risk vardır.
Ödülü yurt dışından bir markanın sağladığı çekilişlerde durum farklı mı? Çekiliş Türkiye'deki kullanıcılara yönelikse ve buradan katılım sağlanıyorsa, Türk mevzuatı uygulanır. Ödülün kaynağının yurt dışı olması izin yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İzin almak ne kadar sürer? Başvurunun eksiksiz yapılması halinde İdare incelemeyi makul bir sürede tamamlar; bu nedenle kampanya tarihinden en az 15 gün önce başvurmak ve belgeleri eksiksiz sunmak süreci hızlandırır.
Sosyal medya çekilişiniz hukuka uygun mu, izin gerekiyor mu, başvuru ve noter süreçlerini doğru yürütüyor musunuz? Markanızın kampanyasını cezai risklerden arındırmak için sürece başlamadan önce uzman görüşü almanız önemlidir. Dural Hukuk Bürosu'na danışarak çekiliş kampanyanızı mevzuata uygun biçimde planlayabilirsiniz: 0535 260 74 54.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat hükümleri, eşik değerler ve bedeller zaman içinde değişebilir. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir hukuk uzmanından profesyonel destek almanız önerilir.

