Deport (sınır dışı edilme) kararına itiraz, yabancı hakkında verilen sınır dışı etme kararının yargı önüne taşınmasını amaçlayan idari dava yoludur. Türkiye’de bu alanın ana hukuki çerçevesi 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile çizilir. Kararın tebliği, dava süresi, görevli mahkeme, geri gönderme yasağı ve idari gözetim birbirinden ayrı başlıklardır. Sürelerin kısa olması sebebiyle tebligat tarihi ile kararın dayanağı ilk incelemede birlikte ele alınmalıdır.
Sınır dışı kararı her yabancı için aynı hukuki sebebe dayanmaz. Vize süresinin aşılması, ikamet izninin iptali, çalışma izni dışındaki çalışma, sahte belge iddiası, kamu düzeni ya da kamu güvenliği gerekçesi gibi pek çok sebep 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinde yer alır. Buna karşılık Kanun’un 4. ve 55. maddeleri, kişinin gönderileceği ülkedeki riskler ile kişisel koşullar bakımından ciddi koruma hükümleri taşır. Bu ayrım, deport kararına itiraz davasında dosyanın yönünü doğrudan etkileyebilir.
Sınır Dışı Etme Kararı Hangi Kanuna Dayanır?
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 52. maddesine göre yabancı, hakkında verilen sınır dışı etme kararı üzerine menşe ülkesine, transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye gönderilebilir. Aynı Kanun’un 53. maddesi kararın verilmesi, tebliği ve yargı yoluna taşınmasına dair kuralları düzenler. Sınır dışı etme kararı valilik tarafından verilir ve gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir.
6458 Sayılı Kanun Madde 53 ne diyor?
6458 sayılı Kanun m.53/3 uyarınca yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Dava açan kişinin başvurusunu kararı veren makama da bildirmesi gerekir. 21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanun ile m.53/3 yeniden düzenlenmiş, dosyanın tekemmül zamanı ve mahkemenin karar süresi hakkındaki usul netleştirilmiştir. Mahkeme, dosyanın tekemmülünden ya da gereken ara karar veya duruşma işlemlerinin tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde karar verir. Bu karar kanun hükmü gereği kesindir.
Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, yedi günlük dava açma süresi içinde sınır dışı işlemi icra edilmez. Süresi içinde dava açılırsa bu koruma yargılama bitene kadar devam eder. Bu düzenleme, sınır dışı kararına karşı açılan davanın en ayırt edici yönlerinden biridir. Dava açıldığının kararı veren makama bildirilmesi de m.53/3 metninde yer alan ayrı bir yükümlülüktür.
Deport İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Deport itiraz süresi yedi gündür. Süre, kararın usulüne uygun biçimde tebliğiyle bağlantılıdır. Tebliğ belgesindeki tarih, tebliğin kime yapıldığı, kararın gerekçesi ve başvuru yoluna dair bilginin yer alıp almadığı dosya açısından dikkatle incelenir. Süre çok kısa olduğu için kararın öğrenilmesi ile dava hazırlığı arasında zaman kaybı ciddi hak kaybına yol açabilir.
Anayasa Mahkemesi, yedi günlük sürenin Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki iptal istemini 25 Ocak 2023 tarihli E.2020/30, K.2023/12 sayılı kararıyla reddetmiştir. Böylece yedi günlük özel dava süresi yürürlükte kalmıştır.
Hangi idare mahkemesine başvurulur?
6458 sayılı Kanun m.53, başvurunun idare mahkemesine yapılacağını söyler. Yetki yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.32 dikkate alınır. Özel bir yetki kuralı bulunmadığında, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi görev alır. Sınır dışı kararını valilik verdiği için mahkeme seçimi kararın hangi valilikten çıktığına göre ele alınır.
Hangi Hallerde Sınır Dışı Kararı Verilebilir?
6458 sayılı Kanun m.54, sınır dışı etme kararı verilebilecek yabancı gruplarını sayar. Ceza hukuku çerçevesinde sınır dışı değerlendirmesi yapılan kişiler, terör ya da çıkar amaçlı suç örgütleriyle bağlantı iddiası bulunanlar, vize ve ikamet işlemlerinde gerçek dışı bilgi ya da sahte belgeye dayandığı ileri sürülenler, meşru gelir kaynağına dair sorun bulunanlar, kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından tehdit sayılanlar bu maddede yer alan gruplar arasındadır.
Vize ya da vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar, ikamet izni iptal edilenler, ikamet süresini kabul edilebilir mazeret bulunmaksızın on günden fazla aşanlar, çalışma izni bulunmadan çalışanlar ve ikamet uzatma talebi reddedildikten sonra kanundaki sürede ülkeden ayrılmayanlar da m.54 çerçevesinde sınır dışı kararıyla karşılaşabilir. Her dosyada idarenin dayandığı bent ayrı ayrı incelenmelidir.
Kamu düzeni gerekçesi tek başına yeterli midir?
Kararda yalnızca soyut bir kamu düzeni ya da kamu güvenliği ibaresinin bulunması, her uyuşmazlıkta aynı sonucu doğurmaz. İdari işlemin sebep ve gerekçe yönünden yargısal denetime elverişli biçimde kurulması beklenir. Kişiye ilişkin somut veri, olay, kayıt ve hukuki dayanak dosya içeriğiyle birlikte ele alınır. İptal davasında idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğu tartışılabilir.
Bu tür dosyalarda ceza soruşturması, beraat kararı, takipsizlik, mahkûmiyet hükmü, aile bağları, Türkiye’deki ikamet geçmişi ve gönderileceği ülkedeki risk iddiaları aynı ağırlıkta değildir. Her belgenin uyuşmazlıkla bağı ayrı kurulmalıdır. Sınır dışı işlemi ceza yargılamasından bağımsız bir idari işlem niteliği taşıdığı için ceza dosyasındaki sonucun idari dava üzerindeki etkisi somut olay üzerinden ele alınır.
Kimler Hakkında Sınır Dışı Kararı Verilemez?
6458 sayılı Kanun m.55, m.54 çerçevesine girse dahi bazı kişiler hakkında sınır dışı kararı verilemeyeceğini düzenler. Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muamele riski yönünden ciddi emare bulunan kişiler bu koruma alanındadır. Ciddi sağlık sorunu, yaş veya hamilelik sebebiyle seyahati riskli görülen kişiler de aynı madde çerçevesinde ele alınır.
Hayati tehlike taşıyan hastalığı için tedavisi devam eden ve gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayan kişiler hakkında da m.55 koruması gündeme gelebilir. Mağdur destek mekanizmasından yararlanan insan ticareti mağdurları ile tedavisi bitene kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları da maddede sayılmıştır. İnceleme kişiye özgü yürütülür.
Geri gönderme yasağı nedir?
6458 sayılı Kanun m.4, geri gönderme yasağını düzenler. Hiç kimse; işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muamele riski bulunan ya da ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşü sebebiyle hayatı ya da hürriyeti tehdit altında kalacak bir yere gönderilemez. Bu hüküm, sınır dışı işlemlerinde kişinin gönderileceği ülkenin koşullarının dosya bazında incelenmesini zorunlu kılan başlıca korumalardan biridir.
Gönderilecek ülkedeki risk iddiası soyut bırakılmamalıdır. Kişinin geçmişi, tehditler, adli belgeler, sağlık kayıtları, aile durumu ve güvenilir ülke bilgileri uyuşmazlığın niteliğine göre dosyada yer bulabilir. Her belge aynı dosyada aranmaz; hukuki bağ, kişinin koşullarına göre kurulur.
Deport Kararı İptali İçin Dava Dilekçesinde Neler Yer Alır?
Deport kararı iptali istemiyle hazırlanan dilekçede dava konusu kararın tarih ve sayısı, tebliğ tarihi, kararı veren valilik, hukuka aykırılık iddiaları ve talep sonucu açık biçimde yer almalıdır. Dava süresinin yedi gün olması sebebiyle tebliğ evrakının dosyaya eklenmesi pratik açıdan yüksek değer taşır.
Dilekçede yalnızca kişinin Türkiye’de kalma isteğine dayanılması çoğu dosyada yeterli bir hukuki tartışma kurmaz. Kararın dayandığı m.54 bendi, m.55 çerçevesindeki kişisel koşullar, m.4 çerçevesindeki geri gönderme riski, aile hayatı, sağlık durumu ve dosyaya özgü diğer hukuki itirazlar ayrı başlıklar altında işlenebilir. İdarenin gerekçesi ile dosyaya eklenen belgeler arasında bağ kurulması, uyuşmazlığın mahkemece daha net okunmasına yardım eder.
Dava açılınca deport işlemi durur mu?
6458 sayılı Kanun m.53/3 hükmü uyarınca yabancının rızası bulunmadıkça, dava açma süresi içinde ve dava açılmışsa yargılama bitene kadar yabancı sınır dışı edilmez. Bu koruma doğrudan kanundan doğar. Dava açıldığı bilgisinin sınır dışı kararını veren makama iletilmesi kanunda ayrı bir hükümle düzenlenmiştir.
Mahkemenin sınır dışı kararına dair hükmü kesindir. Kesin kararın kişiye tebliğinden sonraki hukuki yollar ise dosyanın niteliğine göre ayrı incelenir. Yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı yönünden ciddi risk iddiası bulunan dosyalarda anayasal koruma yolları da somut koşullara göre gündeme gelebilir.
İdari Gözetim Kararı Deport Kararından Ayrı Mıdır?
İdari gözetim kararı, sınır dışı etme kararından ayrı bir idari tedbirdir. Hakkında sınır dışı kararı bulunan yabancı geri gönderme merkezinde tutuluyorsa, yalnızca sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açılması gözetim kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 6458 sayılı Kanun m.57/6 uyarınca idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Bu başvuru gözetimi kendiliğinden durdurmaz ve hâkim incelemeyi beş gün içinde karara bağlar.
Geri gönderme merkezindeki idari gözetim kural gereği altı ayı aşamaz. Yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle bağlantılı doğru bilgi veya belgeleri vermemesi yüzünden sınır dışı işlemi tamamlanamazsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Valilik, gözetimin devamına ihtiyaç bulunup bulunmadığını her ay yeniden inceler. İhtiyaç kalmadığında gözetim sona erdirilir ve 57/A maddesindeki alternatif yükümlülükler gündeme gelebilir.
Geri gönderme merkezindeki kişi avukata başvurabilir mi?
Geri gönderme merkezinde tutulan kişinin avukatıyla görüşme hakkı vardır. İdari gözetim kararına karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayan kişi, talebi hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri çerçevesinde hukuki yardımdan yararlanabilir. Bu hak, 6458 sayılı Kanun m.57/7’de düzenlenmiştir.

