İlamsız icra takibi nasıl başlatılır sorusu, alacaklıların mahkeme kararı bulunmadan alacaklarına kavuşma aşamasında sıklıkla sorduğu bir sorudur. Alacağın devlet gücüyle tahsili maksadıyla icra dairesi aracılığıyla işlem yapılması mecburidir. Borçlunun rızasıyla ödeme yapmadığı durumlarda, devlet kurumları alacaklıya hukuki koruma imkanı tanır. Alacaklının elinde bir mahkeme ilamı bulunması mecburi bir durum sayılmaz. Yalnızca faturaya, senede, çeke veya hiçbir yazılı evraka dayanmadan dahi icra müdürlükleri vasıtasıyla dosya açılır. Borçluya gönderilecek ödeme emri sonrasında, borçlunun yasal süreler içinde borca itiraz etmemesi halinde takip kesinleşir. Mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaması, hukuk sisteminde işlemlerin hızlanmasına imkan verir. Alacaklılar haklarına çok daha kısa sürelerde kavuşma şansı yakalar. Takip talebi hazırlanırken dikkatli davranılması elzem bir durumdur. Eksik veya hatalı bilgiler, takibin iptaline yol açar. Hatalı işlemler aylarca sürecek zaman kayıpları doğurur. Hukuki prosedürlerin tamamını eksiksiz yürütmek şarttır.
İlamsız İcra Takibi Nedir?
İlamsız icra takibi, herhangi bir mahkeme kararına dayanmayan borçların devlet eliyle tahsili maksadıyla başvurulan bir hukuki yöntemdir. Alacaklı taraf, hakkını kanıtlamak adına mahkemede dava açıp yıllar süren bir yargılama beklemek mecburiyetinde kalmaz. Doğrudan doğruya icra dairesine başvurarak borçluya resmi bir ödeme emri gönderilmesini talep eder. Hukuk sistemimizde sadece para ve teminat alacakları için bu yola başvurulması mümkündür. Altın, döviz veya Türk Lirası cinsinden nakdi alacaklar bu kapsama girer. Bir menkul malın teslimi veya bir işin yapılması talebiyle ilamsız usul işletilemez. Hedeflenen tek unsur nakdi alacakların tahsilidir. Bu hukuki yol, ticari hayata ciddi oranda hız kazandırır. Taraflar arasındaki borç ilişkisi bir sözleşmeye, sözlü anlaşmaya veya faturaya dayanabilir. Hiçbir yazılı evrak bulunmasa dahi alacaklının dosya açma hakkı mevcuttur. Lakin yazılı delil bulunmaması, borçlunun borcu inkar etmesi durumunda alacaklının ispat yükünü ağırlaştırır.
İlamsız İcra Takibi Hangi Durumlarda Yapılır?
Kişiler veya şirketler arasındaki parasal uyuşmazlıkların çözümünde bu hukuki yöntem sıkça tercih edilir. Kira alacaklarının tahsil edilememesi, fatura bedellerinin ödenmemesi, cari hesap bakiye eksiklikleri veya site aidat borçları sık rastlanan vaka türleridir. Senetsiz sepetiz, sadece sözlü güvene dayalı alacaklar dahi bu yöntemle tahsil edilmeye çalışılır. Ödünç verilen paranın iade edilmemesi halinde doğrudan icra müdürlüğü birimlerine müracaat edilir. Tüketici kredilerinden doğan borçlar, kredi kartı ödemelerinin aksatılması da bankalar nezdinde bu usulle istenir. Ticaretle uğraşan esnafın sattığı malın karşılığını alamaması halinde başvurduğu ilk hukuki prosedür budur.
Dosyanın açılabilmesi adına borcun muaccel, yani vadesinin gelmiş ve halen ödenmemiş bulunması şarttır. Vadesi gelmeyen bir alacak için icra kurumlarına başvuru yapılamaz. Borcun miktarı net bir biçimde belirlenmiş halde bulunmalıdır. Belirsiz alacaklar için bu hukuki işlem yürütülemez. Alacaklı, borçlunun kimlik veya unvan bilgilerini, tebligat adresini net bir biçimde bilmelidir. Bilinmeyen veya adresi bulunmayan borçluya ödeme emri tebliğ edilemez.
Faturaya dayalı ilamsız icra takibi
Ticari işletmeler sattıkları mallar veya verdikleri hizmetler karşılığında fatura keser. Kesilen faturanın bedeli karşı tarafça ödenmediğinde, alacaklı firma icra müdürlüğü birimlerine başvurur. Hazırlanan talep evrakına faturanın bir sureti eklenir. Fatura tek başına borcun kesin ispatı niteliği taşımaz. Lakin ticari defterlerle desteklendiğinde güçlü bir delil hüviyetine bürünür. Borçlu faturaya itiraz ettiğinde, alacaklı taraf itirazın iptali davası açarak kendi ticari defterlerini mahkemeye ibraz eder. Kayıtların birbirini doğrulaması halinde alacak tahsil edilir.
Belgesiz ilamsız icra takibi
Alacaklının elinde borcu ispatlayacak hiçbir yazılı belge bulunmayabilir. Sadece sözlü anlaşmalara dayanan borçlar bu gruba girer. Aile dostuna verilen borç para, belgesiz elden teslim edilen bedeller bu kapsamdadır. Bu halde dahi icra kurumlarından talepte bulunma hakkı mevcuttur. Borçlu kendisine gelen kağıda itiraz etmezse, borcu kabul etmiş sayılır ve doğrudan haciz aşamasına geçilir. Lakin borçlu "Böyle bir borcum yoktur" diyerek dilekçe verirse dosya durur. Alacaklı taraf, belgesiz alacağını mahkemede tanık veya yemin deliliyle ispatlamak zorunda kalır.
Takip Talebi Nasıl Hazırlanır?
Hukuki prosedürün ilk adımı icra dairesine verilecek takip talebinin eksiksiz hazırlanmasıdır. Bu belge, devletten hukuki yardım isteme dilekçesidir. Formda alacaklının adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, açık adresi, varsa vekilinin bilgileri yer alır. Borçlunun da aynı kimlik ve adres bilgileri eksiksiz biçimde belgeye yazılır. Alacağın Türk Lirası cinsinden tam tutarı, borcun kaynağı açıkça yazılır. Yabancı para alacağı mevcutsa, hangi tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiği belgede gösterilir. Borcun doğduğu tarih, faiz başlangıç tarihi ve talep edilen yasal veya ticari faiz oranı da bu belgede yer alır. Hatalı doldurulan bir belge, icra memuru tarafından reddedilir veya ilerleyen günlerde büyük hak kayıplarına yol açar. Hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak mühim bir hamledir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.
İlamsız İcra Takibinde Ödeme Emri
Dosyayı teslim alan icra müdürü, borçluya gönderilmek üzere resmi bir ödeme emri düzenler. Bu belge, borçluya borcunu ödemesi veya yasal hakkına başvurarak itiraz etmesi maksadıyla gönderilen resmi bir ihtardır. İcra dairesi, alacağın gerçekliğini veya doğruluğunu sorgulamaz. Sadece evrak üzerinden şekli bir inceleme yapar. Hazırlanan tebligat, Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) aracılığıyla borçlunun MERNİS adresine veya bilinen son fiziki adresine tebliğ edilir.
Tebligatın yasaya uygun biçimde yapılması, hukuki adımların devamı açısından mecburidir. Posta memuru evrakı adrese getirir. Adreste kimse bulunmadığı takdirde evrak mahalle muhtarına teslim edilir. Evin kapısına ise bir ihbarname yapıştırılır. Usulsüz bir tebligat, ilerleyen aşamalarda borçlunun şikayeti üzerine mahkemece iptal edilir. Tebligatı alan borçlu, 7 gün içerisinde kesin bir karar vermek zorundadır. Ya borcu tamamen ödeyecek ya da borca, faize yahut dairenin yetkisine itiraz edecektir. Sessiz kalması halinde borcu yasal düzlemde kabul etmiş sayılır.
İlamsız İcra Takibine İtiraz Aşamaları
Kendisine resmi evrak tebliğ edilen borçlu, borcun tamamına, bir kısmına veya faiz oranına itiraz etme hakkını elinde bulundurur. İtiraz süresi, kağıdın tebliğ edildiği tarihten itibaren tam 7 gündür. Bu süre yasal hak düşürücü bir süredir. Yedinci günün mesai bitimine kadar itiraz edilmemesi halinde borç miktarı kesinleşir. İtiraz, dosyayı açan icra dairesine yazılı bir dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek suretiyle sözlü beyanla yapılır. Başka bir şehirdeki daire aracılığıyla da muhabere yoluyla dilekçe gönderilir. Borçlu, "Borcum yoktur", "Borcun şu kadarlık kısmına itiraz ediyorum", "Faiz oranını kabul etmiyorum" veya "Bu icra dairesi yetkisizdir" biçimindeki net beyanlarını dile getirir. Dilekçenin verilmesiyle birlikte takibe konu işlemler otomatik biçimde durur. Alacaklı taraf, duran dosyayı devam ettirebilmek adına mahkemeye müracaat etmek mecburiyetindedir.
İtirazın iptali davası
İtiraz üzerine duran dosyayı devam ettirmek isteyen alacaklı, itiraz dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açar. Bu dava, Asliye Hukuk, Asliye Ticaret veya İş Mahkemesi gibi kurumlarda görülür. Alacaklı, hakkını kanıtlayan tüm delilleri hakime iletir. Fatura, banka dekontu, sözleşme, tanık beyanı, bilirkişi raporu gibi kanıtlar mahkemeye ibraz edilir. Hakim borçlunun haksız olduğuna kanaat getirirse, itirazı iptal eder ve dosyanın devamına karar verir. Aynı kararda haksız itiraz eden borçlu, alacak miktarının yüzde yirmisinden aşağı düşmeyecek tutarda icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilir. Bu ceza borçlunun kötü niyetli hamlelerini engelleme amacı taşır.
İtirazın kaldırılması talebi
Alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu 68. maddesinde sayılan nitelikte belgeler bulunuyorsa, yıllar süren dava aşamasına girmeden doğrudan İcra Hukuk Mahkemesinden itirazın kesin biçimde kaldırılmasını talep etme hakkı doğar. İmzası noter huzurunda ikrar edilmiş adi senet, noter onaylı borç belgesi veya resmi makamlarca verilmiş evraklar bu niteliktedir. Altı ay içinde bu mahkemeye başvurulur. Bu yöntem yargılamayı ciddi biçimde hızlandırır. Lakin belgenin niteliği çok katı kurallara bağlanmıştır. Rastgele her belge ile bu yola başvurulamaz.

