Yıllar önce belirlenen nafaka, hayat pahalılığı ve değişen ihtiyaçlar karşısında çoğu zaman yetersiz kalır. Bu durumda başvurulacak yol nafaka artırım davasıdır. Kısa cevap şudur: Tarafların mali durumu değişmişse veya hakkaniyet gerektiriyorsa, yoksulluk nafakası da çocuk için ödenen iştirak nafakası da mahkeme kararıyla artırılabilir. Kanunda sabit bir artış oranı yoktur; hâkim, önceki karardan bu yana geçen süreyi, paranın satın alma gücündeki kaybı ve tarafların güncel ekonomik durumunu birlikte değerlendirir.
Artırım davası açmadan nafakanın her yıl belirli bir oranda artmasını sağlamanın yolu ise, nafaka kararında veya artırım davasında ileriye dönük yıllık artış talep etmektir. Bu yazıda nafaka artırım davasının şartları, artış miktarının nasıl belirlendiği, ÜFE oranında yıllık artış uygulaması ve dava süreci sade bir dille anlatılmaktadır.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka artırım davası, mahkeme kararıyla veya mahkemece onaylanmış bir protokolle belirlenmiş mevcut nafakanın, değişen koşullara uygun hâle getirilmesi için açılan davadır. Dayanağı nafakanın türüne göre değişir:
- Yoksulluk nafakası: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü fıkrasına göre tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat biçimindeki nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir.
- İştirak nafakası: Kanun'un 331. maddesine göre durumların önemli ölçüde değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Nafaka türlerinin her birinin hangi amaçla ve hangi şartlarla bağlandığına ilişkin genel çerçeve için nafaka türleri ve hukuki boyutları başlıklı yazıya bakabilirsiniz.
Nafaka Artırım Davasının Şartları
Artırım talebinin kabul edilebilmesi için genellikle şu unsurlar aranır:
- Geçerli bir nafaka kararı bulunması: Artırılması istenen nafakanın mahkeme kararıyla belirlenmiş ve hâlen ödenmekte olması gerekir.
- Koşulların değişmesi: Önceki karardan sonra alacaklının ihtiyaçlarının artması, yükümlünün gelirinin yükselmesi veya paranın satın alma gücünün belirgin biçimde düşmesi gibi bir değişiklik olmalıdır.
- Yükümlünün ödeme gücü: Artış, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü aşmamalıdır.
- Hakkaniyet: Hâkim, tarafların karşılıklı durumunu Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre değerlendirir.
Çocuk için ödenen nafakada çocuğun yaşının ilerlemesi, okula başlaması, servis, kurs ve sağlık giderlerinin artması, artırım taleplerinde en sık ileri sürülen değişikliklerdir. Yoksulluk nafakasında ise alacaklının yoksulluğunun devam ettiği ve mevcut nafakanın geçimini sağlamaya yetmediği gösterilmelidir.
Kanunda bu dava için bir zamanaşımı veya bekleme süresi öngörülmemiştir. Nafaka yükümlülüğü devam ettiği sürece, koşullar değiştiğinde dava açılabilir. Farklı dönemler için yeniden artırım davası açılması da mümkündür.
Nafaka Ne Kadar Artar?
Artış miktarı için kanunda bir oran, tavan veya tablo bulunmaz; miktar hâkimin takdirindedir. Yargıtay kararlarında, önceki nafaka kararı ile dava tarihi arasında geçen süre, bu dönemde paranın satın alma gücündeki düşüş ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarındaki değişiklik birlikte dikkate alınmakta; artışın en azından paranın değer kaybını karşılaması gerektiği vurgulanmaktadır. Hâkimin değerlendirdiği başlıca ölçütler şunlardır:
| Ölçüt | Neye bakılır? |
|---|---|
| Geçen süre | Son nafaka kararından dava tarihine kadar geçen zaman |
| Enflasyon | Bu dönemde TÜİK verilerine göre paranın satın alma gücündeki kayıp |
| Alacaklının ihtiyaçları | Çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık giderleri; yoksulluğun devamı |
| Yükümlünün geliri | Maaş artışı, ek gelir, mal varlığı ve yeni bakım yükümlülükleri |
| Alacaklının geliri | Velayet sahibi ebeveynin veya yoksulluk nafakası alacaklısının gelir durumu |
Basit ve tamamen varsayımsal bir örnekle: Üç yıl önce aylık 5.000 TL olarak belirlenen bir iştirak nafakası için hâkim önce bu dönemdeki değer kaybını dikkate alır; buna ek olarak çocuğun okula başlaması gibi yeni giderler ve babanın artan geliri de değerlendirilirse, nafaka değer kaybını aşan bir oranda artırılabilir. Babanın gelirinde artış yoksa veya ödeme gücü sınırlıysa, artış daha sınırlı kalabilir.
Artırım talebinde sık yapılan hatalar
- Artan giderleri belgelemeden yalnızca genel enflasyona dayanmak,
- Talep edilen yeni miktarı somut bir hesaba dayandırmamak,
- İleriye dönük yıllık artış talebini dilekçeye yazmayı unutmak,
- Karşı tarafın gelir ve mal varlığının araştırılmasını talep etmemek,
- Davayı geciktirmek ve böylece geriye dönük farkları kaybetmek.
Her Yıl Otomatik Artış (ÜFE) Nasıl Sağlanır?
Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesi, istem hâlinde hâkimin çocuk için ödenecek nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini belirleyebileceğini öngörür. Uygulamada bu, nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artırılmasına karar verilmesi şeklinde görülür. Yoksulluk nafakası bakımından da benzer yıllık artış hükümleri kurulabilmektedir.
Bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalar:
- Yıllık artış kendiliğinden uygulanmaz; dava dilekçesinde açıkça talep edilmelidir. Yargıtay, talep bulunmadan yıllık artışa hükmedilmesini, hâkimin taleple bağlılığı ilkesine aykırı bularak bozmuştur.
- Uygulamada yıllık artış, kararın kesinleştiği yılı izleyen yıldan itibaren her yıl işletilecek şekilde hükme bağlanmaktadır.
- Kararda yıllık artış öngörülmüş olsa bile, koşullar bundan daha fazla değişmişse yeniden artırım davası açılabilir.
- Anlaşmalı boşanma protokolünde artış oranı belirlenmiş olması, sonradan artırım davası açılmasına kural olarak engel değildir.
Yoksulluk Nafakası Artırımında Dikkat Edilecekler
Yoksulluk nafakasının artırılması istendiğinde mahkeme yalnızca enflasyona değil, alacaklının yoksulluğunun devam edip etmediğine de bakar. Alacaklının düzenli bir gelir elde etmeye başladığı anlaşılırsa artırım talebi reddedilebilir; nafaka yükümlüsü de karşı dava açarak nafakanın azaltılmasını veya kaldırılmasını isteyebilir. Bu nedenle artırım davası açmadan önce alacaklının kendi durumunun da gözden geçirilmesi gerekir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptalin dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni yasal düzenleme bu yazının hazırlandığı tarihte henüz yasalaşmamıştır. Bu gelişme iştirak nafakasını değil, yoksulluk nafakasını ilgilendirir; yoksulluk nafakası artırımı planlanırken yeni düzenlemenin geçiş hükümleri takip edilmelidir.
Dava Nasıl Açılır ve Hangi Deliller Gerekir?
Nafaka artırım davası aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır. Türk Medeni Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; Yargıtay bu yetkiyi, genel yetki kuralını ortadan kaldıran kesin bir yetki olarak görmemektedir. Bu dava, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması gereken uyuşmazlıklar arasında yer almaz.
Dava süreci genel olarak şöyle ilerler:
- Dava dilekçesinde mevcut nafaka, talep edilen yeni miktar ve varsa ileriye dönük yıllık artış talebi açıkça yazılır.
- Önceki nafaka kararı, çocuğun okul, sağlık ve diğer giderlerine ilişkin belgeler ile tarafların gelirine dair bilgiler sunulur.
- Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu kolluk aracılığıyla araştırır; SGK, banka, tapu ve araç kayıtlarını getirtebilir.
- Toplanan delillere göre artışın kabulüne, kısmen kabulüne veya reddine karar verilir.
Artış Ne Zamandan İtibaren Geçerli Olur?
Yargıtay uygulamasında artırılan nafaka, kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Dava açılmadan önceki dönemler için geriye dönük artış istenemez. Bu nedenle nafakanın yetersiz kaldığı fark edildiğinde davanın gecikmeden açılması, alacaklı açısından kayıp yaşanmasını önler.
Dava sürerken mevcut nafaka ödenmeye devam eder. Artırım kararı kesinleştiğinde, dava tarihinden itibaren oluşan farklar da talep edilebilir ve ödenmezse icra yoluyla tahsil edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Nafaka artırım davası ne zaman açılabilir?
Kanunda belirli bir bekleme süresi yoktur. Önceki karardan sonra alacaklının ihtiyaçları artmış, yükümlünün geliri yükselmiş veya paranın değeri belirgin biçimde düşmüşse dava açılabilir.
Nafaka artırım davasını kim açabilir?
Yoksulluk nafakasında davayı nafaka alacaklısı eş açar. İştirak nafakasında ise velayet sahibi ebeveyn, ergin olmayan çocuk adına ve onun yararına dava açar. Nafaka yükümlüsü de aynı dava içinde veya ayrı bir davayla azaltma ya da kaldırma talep edebilir.
Nafaka ÜFE oranında mı, TÜFE oranında mı artar?
Yıllık otomatik artış hükümlerinde Yargıtay uygulamasında genellikle ÜFE oranı esas alınmaktadır. Artırım davasında ise hâkim tek bir endeksle bağlı değildir; enflasyonla birlikte tarafların ekonomik durumunu ve hakkaniyeti değerlendirir.
Anlaşmalı boşanmada belirlenen nafaka artırılabilir mi?
Evet. Protokolle belirlenen ve mahkemece onaylanan nafaka da koşullar değiştiğinde artırım davasına konu olabilir. Protokolde yıllık artış oranı bulunması bu imkânı kural olarak ortadan kaldırmaz.
Karşı tarafın maaşı nasıl öğrenilir?
Mahkemeden, nafaka yükümlüsünün işyerine, SGK'ya ve gerekli diğer kurumlara yazı yazılmasını talep etmek mümkündür. Ayrıca kolluk aracılığıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılır.
Nafaka artırım davası ne kadar sürer?
Kanunda bir süre öngörülmemiştir. Araştırma yazışmalarının tamamlanması, tanıkların dinlenmesi ve mahkemenin iş yükü süreyi belirler. Belgelerin dava açılırken eksiksiz sunulması süreci kısaltabilir.
Özet
- Yoksulluk nafakası (TMK m.176/4) ve iştirak nafakası (TMK m.331) koşullar değiştiğinde artırılabilir.
- Kanunda sabit bir artış oranı yoktur; hâkim süreyi, enflasyonu ve tarafların ekonomik durumunu değerlendirir.
- Her yıl otomatik artış için, uygulamada genellikle ÜFE oranında, açık talepte bulunulmalıdır.
- Artırılan nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur; geriye dönük artış istenemez.
- Dava aile mahkemesinde açılır; boşanma sonrası nafaka davalarında alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
- Dava şartı arabuluculuk aranmaz.
Nafaka artırım talebinin hazırlanması, giderlerin belgelendirilmesi, ileriye dönük artış talebinin doğru kurulması ve kararın icrası konularında Dural Hukuk destek verebilir. Bilgi almak için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Hazırlayan: Dural Hukuk

