Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Biter? Sona Erme Hâlleri ve Süresiz Nafaka

Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Biter? Sona Erme Hâlleri ve Süresiz Nafaka

Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Biter? Sona Erme Hâlleri ve Süresiz Nafaka

Yoksulluk nafakası ne zaman biter sorusunun kısa cevabı şudur: Bugün yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu'na göre yoksulluk nafakası, nafaka alan eski eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erer; nafaka alanın evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Bu hâller gerçekleşmedikçe nafaka, kanundaki "süresiz" ifadesine uygun olarak devam eder.

Süresiz nafaka konusunda önemli bir gelişme yaşanmıştır: Anayasa Mahkemesi, TMK'nın 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş, ancak iptal kararının 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Nafakaya süre getirmesi beklenen yasal düzenleme ise bu yazının hazırlandığı Kasım 2026 başı itibarıyla yasalaşmamıştır. Bu yazıda yoksulluk nafakasının şartları, kendiliğinden ve mahkeme kararıyla sona erme hâlleri, azaltma ve artırma imkânı, süresiz nafaka tartışmasının güncel durumu ve nafaka kaldırma davasında dikkat edilmesi gerekenler anlatılmaktadır.

Yoksulluk Nafakası Nedir ve Kimler Alabilir?

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin geçimi için diğer eşten istediği düzenli parasal destektir. TMK'nın 175. maddesine göre bu nafakanın şartları şunlardır:

  • Yoksulluğa düşme: Nafaka isteyen eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalıdır. Yoksulluk, kişinin barınma, beslenme, giyinme, sağlık ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını kendi geliriyle karşılayamaması olarak değerlendirilir.
  • Kusur dengesi: Nafaka isteyenin kusuru, diğer eşin kusurundan daha ağır olmamalıdır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise aranmaz.
  • Mali güç: Nafaka, yükümlünün mali gücü oranında belirlenir.
  • Talep: Hâkim yoksulluk nafakasına kendiliğinden karar vermez; talep edilmesi gerekir.

Yoksulluk nafakası, boşanma davası sırasında ödenen tedbir nafakasından ve çocuk için ödenen iştirak nafakasından farklıdır. Nafaka türleri arasındaki farkları nafaka türleri nelerdir başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Biter? Sona Erme Hâlleri

TMK'nın 176. maddesinin üçüncü fıkrası, irat biçiminde (aylık olarak) ödenen nafakanın sona erme hâllerini iki gruba ayırır: Bir kısmında nafaka kendiliğinden biter, bir kısmında ise mahkeme kararı gerekir.

Sona erme sebebiNasıl sona erer?Dayanak
Nafaka alanın yeniden evlenmesiKendiliğinden, evlenme tarihindeTMK m.176/3
Nafaka alanın veya ödeyenin ölümüKendiliğinden, ölüm tarihindeTMK m.176/3
Evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşamaMahkeme kararıylaTMK m.176/3
Yoksulluğun ortadan kalkmasıMahkeme kararıylaTMK m.176/3
Haysiyetsiz hayat sürmeMahkeme kararıylaTMK m.176/3
Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetMahkeme kararıyla artırma veya azaltmaTMK m.176/4

Yeniden evlenme

Nafaka alan eski eş yeniden evlenirse nafaka evlenme tarihinde kendiliğinden sona erer; bunun için ayrıca dava açmaya gerek yoktur. Ancak nafaka için başlatılmış bir icra takibi varsa, evlenmeyi gösteren nüfus kaydıyla durumun icra dairesine bildirilmesi ve gerektiğinde icra mahkemesine başvurulması gerekir. Nafaka ödeyen eşin yeniden evlenmesi ise nafakayı kendiliğinden sona erdirmez; bu durum en fazla mali durumdaki değişiklik olarak azaltma talebinde değerlendirilebilir.

Ölüm

Nafaka alanın veya ödeyenin ölümüyle nafaka sona erer ve nafaka yükümlülüğü mirasçılara geçmez. Ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş nafaka borcu ise kendiliğinden ortadan kalkmaz; bu alacağın terekeden istenip istenemeyeceği somut olaya göre değerlendirilir.

Mahkeme Kararıyla Nafakanın Kaldırılması

Yoksulluk nafakası ne zaman biter sorusunda mali durumun değerlendirilmesini simgeleyen hesap makinesi ve belgeler

Aşağıdaki hâllerde nafaka kendiliğinden bitmez; nafaka ödeyen kişinin aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması davası açması gerekir. Bu hâllerin varlığını ispat yükü, nafakanın kaldırılmasını isteyen taraftadır.

Evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşama

Nafaka alan kişinin resmî nikâh olmaksızın bir başkasıyla evli gibi yaşaması nafakanın kaldırılması sebebidir. Uygulamada birlikteliğin süreklilik göstermesi, aynı evin paylaşılması ve çevrede çift olarak tanınma gibi olgular değerlendirilir. Geçici veya arkadaşlık düzeyindeki ilişkiler genellikle yeterli görülmez. Tanık beyanları, adres kayıtları ve ortak yaşamı gösteren belgeler bu tür davalarda önemli delillerdir.

Yoksulluğun ortadan kalkması

Nafaka alanın düzenli bir işe girmesi, emekli aylığı bağlanması, miras kalması veya önemli bir gelir elde etmesi yoksulluğun sona erdiği iddiasına dayanak olabilir. Ancak her gelir nafakayı kendiliğinden kaldırmaz. Mahkeme, elde edilen gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmaya yeterli olup olmadığını, sürekliliğini ve kişinin genel ekonomik durumunu birlikte değerlendirir. Asgari ücret düzeyindeki bir gelirin yoksulluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığı da somut olayın koşullarına göre farklı sonuçlanabilir; bazı durumlarda kaldırma yerine azaltma kararı verilebilir.

Haysiyetsiz hayat sürme

Nafaka alanın toplumun genel ahlak anlayışıyla bağdaşmayacak biçimde yaşaması da kaldırma sebebidir. Bu kavramın kapsamı dar yorumlanır ve somut delillerle ispat edilmesi gerekir.

Nafakanın Azaltılması veya Artırılması

Sona erme sebebi bulunmasa bile tarafların mali durumu değişmişse veya hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim nafakanın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verebilir (TMK m.176/4). Örneğin nafaka ödeyenin gelirinin ciddi biçimde düşmesi, işini kaybetmesi veya ağır bir hastalığa yakalanması azaltma sebebi olabilir. Nafaka alanın gelirinin artması da yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmasa bile azaltma talebinde dikkate alınabilir. Nafaka kaldırma ve azaltma davalarının hangi hâllerde açılabileceğini nafaka kaldırma ve azaltma davası yazımızda ayrıca anlattık.

Süresiz Nafaka Tartışması: Anayasa Mahkemesi Kararı ve Yasal Düzenleme

Süresiz nafaka tartışması ve yoksulluk nafakasına ilişkin belgeleri inceleyen kişilerin elleri

TMK'nın 175. maddesi, yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" istenebileceğini öngörür. Bu ifade uzun süredir tartışılmaktadır. Konunun bugünkü durumu şöyledir:

  • Anayasa Mahkemesi kararı: Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verdiği 4 Haziran 2026 tarihli kararla TMK'nın 175. maddesinin birinci fıkrasındaki "süresiz olarak" ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
  • Yürürlük tarihi: İptal kararı, yayımdan dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK'nın 175. maddesi mevcut hâliyle uygulanmaya devam eder.
  • Kararın kapsamı: Karar yoksulluk nafakasını kaldırmamıştır; yalnızca süre sınırı olmaksızın nafakaya hükmedilmesine dayanak olan ibareyi iptal etmiştir. Yeni bir nafaka süresi de belirlememiştir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası bu kararın kapsamında değildir.
  • Mevcut nafakalar: Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez (Anayasa m.153). Bu nedenle daha önce hükmedilmiş nafakalar, yalnızca bu karar nedeniyle kendiliğinden sona ermez. Mevcut nafakaların ileride nasıl etkileneceği, çıkarılacak kanunun içeriğine ve geçiş hükümlerine bağlıdır.
  • Yasal düzenleme: Nafakaya süre getirecek düzenlemenin 13. Yargı Paketi içinde veya ayrı bir kanun teklifiyle gelmesi gündemdedir. Ancak Kasım 2026 başı itibarıyla bu düzenleme yasalaşmamıştır. Basına yansıyan taslak bilgiler (evlilik süresine bağlı süre, asgari süre, hâkime takdir yetkisi tanınması gibi) birkaç kez değişmiştir ve resmî bir metin niteliği taşımaz.

Sonuç olarak, yeni bir kanun yürürlüğe girmedikçe ve iptal kararı 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girene kadar yoksulluk nafakası bakımından TMK'nın 175 ve 176. maddeleri mevcut hâliyle uygulanır. Bu süreçte nafaka ödeyen kişinin ödemeleri kendiliğinden kesmesi hukuki risk doğurur.

Nafaka Kaldırma Davasında Dikkat Edilecekler

  1. Ödemeyi kendiliğinden kesmeyin: Mahkeme kararı olmadan nafaka ödemesini durdurmak, icra takibine ve İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca şikâyet hâlinde tazyik hapsine yol açabilir.
  2. Delilleri önceden toplayın: Fiilen birlikte yaşama veya düzenli gelir iddiası için tanık, adres kaydı, sosyal güvenlik kaydı ve tapu gibi belgeler önemlidir. Mahkeme, talep üzerine kurumlardan kayıt isteyebilir.
  3. Doğru talebi seçin: Şartlar tam oluşmamışsa kaldırma yerine azaltma talebi daha uygun olabilir; ikisi birlikte de talep edilebilir.
  4. Görevli mahkeme: Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya artırılması davaları aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde görülür.
  5. Mevzuat değişikliklerini izleyin: Süresiz nafakaya ilişkin yasal düzenleme çıkarsa geçiş hükümleri mevcut nafakalar ve görülmekte olan davalar için belirleyici olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Yoksulluk nafakası ne zaman biter?

Nafaka alanın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden biter. Nafaka alanın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3).

Süresiz nafaka kaldırıldı mı?

Anayasa Mahkemesi TMK'nın 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir, ancak iptal 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir. Nafakaya süre getirecek kanun ise Kasım 2026 başı itibarıyla yasalaşmamıştır; bu nedenle şu an mevcut kural uygulanmaktadır.

Mevcut nafakam 30 Haziran 2027'de kendiliğinden kesilecek mi?

Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümediği için daha önce hükmedilmiş nafakalar yalnızca bu karar nedeniyle kendiliğinden sona ermez. Mevcut nafakaların akıbeti, çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerine ve somut olayın koşullarına bağlı olacaktır.

Nafaka alan eski eş çalışmaya başlarsa nafaka kesilir mi?

Kendiliğinden kesilmez; nafaka ödeyenin dava açması gerekir. Mahkeme, elde edilen gelirin yoksulluğu ortadan kaldıracak düzeyde ve sürekli olup olmadığına bakar; sonuçta nafaka kaldırılabilir, azaltılabilir veya aynen devam edebilir.

Nafaka alan kişi evlenmeden biriyle yaşıyorsa ne yapılabilir?

Evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşama, nafakanın kaldırılması sebebidir; ancak bunun için aile mahkemesinde dava açılmalı ve birlikteliğin sürekli ve evlilik benzeri olduğu ispat edilmelidir. Tanık, adres kaydı ve ortak yaşamı gösteren belgeler önem taşır.

Nafaka ödeyen kişi ölürse nafaka mirasçılardan istenebilir mi?

Nafaka yükümlülüğü ölümle sona erer ve mirasçılara geçmez. Ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş nafaka borcu ise ayrıca değerlendirilir.

Özet

  • Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe, diğer eşin mali gücü oranında ödenir (TMK m.175).
  • Nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erer (TMK m.176/3).
  • Fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat, mahkeme kararıyla kaldırma sebebidir (TMK m.176/3).
  • Mali durumun değişmesi veya hakkaniyet hâlinde nafaka artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK m.176/4).
  • Anayasa Mahkemesi "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; iptal 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek, mevcut nafakalar bu karar nedeniyle kendiliğinden bitmeyecektir (Anayasa m.153).
  • Süresiz nafakaya ilişkin yasal düzenleme Kasım 2026 başı itibarıyla yasalaşmamıştır; yasalaşmadıkça mevcut kural uygulanır.

Yoksulluk nafakasının kaldırılması, azaltılması veya devamı; tarafların gelir durumu, yaşam koşulları ve önümüzdeki dönemde çıkabilecek yasal düzenlemenin geçiş hükümleri dikkate alınarak somut olarak değerlendirilmelidir. Dural Hukuk, nafaka, boşanma ve diğer aile hukuku uyuşmazlıkları konularında destek verebilir. Bilgi almak için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden Dural Hukuk'a ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hazırlayan: Dural Hukuk