Anlaşmalı Boşanmada Çocuk Kimde Kalır? Protokolde Velayet ve Kişisel İlişki

Anlaşmalı Boşanmada Çocuk Kimde Kalır? Protokolde Velayet ve Kişisel İlişki

Anlaşmalı Boşanmada Çocuk Kimde Kalır? Protokolde Velayet ve Kişisel İlişki

Anlaşmalı boşanmada çocuk kimde kalır sorusunun kısa cevabı şudur: Çocuğun velayetinin hangi ebeveyne bırakılacağını eşler anlaşmalı boşanma protokolünde birlikte belirler; ancak bu düzenleme hâkimi bağlamaz. Hâkim, çocuğun üstün yararına uygun bulmadığı velayet veya kişisel ilişki düzenlemesini onaylamaz ve değişiklik önerebilir.

Uygulamada çocuk çoğu zaman eşlerin anlaştığı ebeveynin yanında kalır; diğer ebeveyn ile çocuk arasında ise düzenli bir kişisel ilişki, halk arasındaki adıyla görüş günleri belirlenir. Bu yazıda protokolde velayetin nasıl düzenlendiği, hâkimin neye baktığı, çocuğun görüşünün alınması, kişisel ilişki takviminin nasıl yazılacağı, ortak velayet ve sonradan değişiklik konuları anlatılmaktadır.

Anlaşmalı Boşanmada Çocuk Kimde Kalır?

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması gerekir. TMK m.182 ise mahkemenin boşanma kararı verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini öngörür. TMK m.336'ya göre boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir.

Kanunda velayetin anneye veya babaya verileceğine dair bir öncelik kuralı yoktur. Eşler, çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağını kendi koşullarına göre kararlaştırabilir. Ancak velayet, çocuğun hakkı ve kamu düzenine ilişkin bir konu olduğundan, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'de de yer alan "çocuğun üstün yararı" ilkesi her zaman önceliklidir. Protokolün genel yapısı için anlaşmalı boşanma protokolü yazımıza da bakabilirsiniz.

Hâkim Protokoldeki Velayet Düzenlemesinde Neye Bakar?

Anlaşmalı boşanmada velayet düzenlemesini simgeleyen, yolda el ele yürüyen ebeveyn ve çocuk

Hâkim, eşlerin anlaştığı düzenlemeyi kural olarak kabul eder; ancak çocuğun yararına aykırı bir durum görürse protokolü olduğu gibi onaylamaz. Değerlendirmede özellikle şu noktalar önem taşır:

  • Çocuğun yaşı ve ihtiyaçları: Bebek ve küçük yaştaki çocukların bakım ihtiyacı ile okul çağındaki çocuğun eğitim ve sosyal ihtiyaçları farklı değerlendirilir.
  • Ebeveynin bakım imkânı: Konut durumu, çalışma saatleri ve çocuğa bakımda destek olabilecek aile çevresi dikkate alınır.
  • Çocuğun alışılmış düzeni: Okulun, yaşanılan çevrenin ve arkadaş ilişkilerinin korunması çoğu zaman çocuğun yararına görülür.
  • Kardeşlerin durumu: Yargıtay uygulamasında kardeşlerin mümkün olduğunca birbirinden ayrılmaması gözetilir.
  • Risk unsurları: Ebeveynlerden birinde şiddet, bağımlılık veya çocuğun gelişimini tehlikeye atacak başka bir durum bulunup bulunmadığına bakılır.

Hâkim gerekli görürse 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5. maddesi kapsamında psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi bir uzmandan sosyal inceleme raporu isteyebilir. Böyle bir rapor alınması, anlaşmalı boşanma sürecinin tek duruşmada bitmesini engelleyebilir.

Çocuğun Görüşü Alınır mı?

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünü serbestçe ifade etme hakkını güvence altına alır. Yargıtay uygulamasında da idrak çağındaki çocuğun velayet konusunda dinlenmesi önemli görülmektedir. Kanunda kesin bir yaş sınırı yoktur; uygulamada genellikle okul çağındaki çocukların görüşüne başvurulur.

Çocuk genellikle duruşma salonunda değil, hâkim odasında veya uzman eşliğinde dinlenir. Çocuğun görüşü tek başına belirleyici değildir; hâkim, bu görüşü çocuğun yaşı, olgunluğu ve diğer koşullarla birlikte değerlendirir. Ebeveynlerin çocuğu yönlendirmesi veya taraf tutmaya zorlaması ise çocuğa zarar verir ve hâkimin değerlendirmesini olumsuz etkileyebilir.

Kişisel İlişki Protokole Nasıl Yazılır?

Protokolde kişisel ilişki günlerinin planlanmasını simgeleyen duvar takvimi

Kişisel ilişki, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla düzenli olarak görüşme hakkıdır (TMK m.323). Protokoldeki düzenleme ne kadar açık olursa, boşanmadan sonra çıkabilecek tartışmalar o kadar azalır. Uygulamada sık görülen bir düzenleme örneği şöyledir:

KonuÖrnek düzenlemeDikkat edilecek nokta
VelayetOrtak çocuğun velayeti anneye/babaya bırakılır.Her çocuk için ayrı ayrı yazılmalıdır.
Hafta sonuHer ayın birinci ve üçüncü hafta sonu, cumartesi 10.00'dan pazar 17.00'ye kadarKüçük yaştaki çocuklarda yatılı olmayan veya kademeli düzenleme tercih edilebilir.
BayramlarDini bayramların ikinci günü belirli saatler arasındaBayramların dönüşümlü paylaşılması da kararlaştırılabilir.
Yaz tatiliHer yıl belirli tarihler arasında kesintisiz bir süreOkul takvimine uygun tarihler seçilmelidir.
Özel günlerÇocuğun doğum günü ve yılbaşında birkaç saatSaat ve teslim yeri açık yazılmalıdır.
İletişimHaftada belirli günlerde telefon veya görüntülü görüşmeÇocuğun okul ve uyku saatleri gözetilmelidir.
TeslimÇocuğun velayet sahibi ebeveynin konutundan alınıp aynı yere bırakılmasıGerekirse tarafsız bir teslim noktası belirlenebilir.

Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılacağı iştirak nafakası da aynı protokolde düzenlenir (TMK m.182). Ayrıca çocuğun yurt dışına çıkarılması, okul değişikliği veya başka bir şehre taşınma gibi önemli konularda diğer ebeveynin önceden bilgilendirilmesi de protokole eklenebilir.

Anlaşmalı Boşanmada Ortak Velayet Mümkün mü?

Türk Medeni Kanunu'nda boşanmadan sonra ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm yoktur. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 7 No'lu Protokol'ün eşler arasında eşitliği düzenleyen 5. maddesi dikkate alınarak, eşlerin birlikte talep etmesi ve çocuğun yararına uygun bulunması hâlinde ortak velayet düzenlemesinin onaylanabildiği görülmektedir. Ortak velayet istenecekse çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı, kişisel ilişki takvimi ve önemli kararların nasıl birlikte alınacağı protokolde ayrıca ve açıkça yazılmalıdır.

Velayet ve Kişisel İlişki Sonradan Değiştirilebilir mi?

Evet. TMK m.183'e göre ana ve babadan birinin yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölümü veya durumdaki diğer değişmeler üzerine hâkim, istem üzerine veya kendiliğinden gerekli önlemleri alır. Bu nedenle protokolle belirlenen velayet ve kişisel ilişki, koşullar değiştiğinde açılacak bir davayla yeniden düzenlenebilir.

  • Kişisel ilişkiye uyulmaması: Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesinin engellenmesi hâlinde kararın yerine getirilmesi istenebilir; İcra ve İflas Kanunu'nda bu tür kararlara aykırı davranışlar için yaptırımlar öngörülmüştür.
  • Israrlı engelleme: Kişisel ilişkinin sürekli ve haklı bir sebep olmaksızın engellenmesi, somut duruma göre velayetin değiştirilmesi talebinde değerlendirilebilir.
  • Çocuğun huzurunun tehlikeye düşmesi: TMK m.324'e göre kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye düşürüyorsa bu hak sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir.

Hâkimin velayet kararında dikkate aldığı ölçütleri velayet davasında hâkim neye bakar yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmada çocuğun velayeti babaya verilebilir mi?

Evet. Kanunda anne veya baba lehine bir öncelik yoktur. Eşler velayetin babaya bırakılması konusunda anlaşırsa ve hâkim bu düzenlemeyi çocuğun yararına uygun bulursa velayet babaya verilir.

Hâkim protokoldeki velayet düzenlemesini değiştirirse ne olur?

Hâkimin önerdiği değişikliği iki eş de kabul ederse boşanma kararı verilebilir. Değişiklik kabul edilmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez ve somut duruma göre dava çekişmeli boşanma olarak devam edebilir.

Anlaşmalı boşanmada çocuk mahkemede dinlenir mi?

Hâkim gerekli görürse idrak çağındaki çocuğu dinleyebilir. Çocuk genellikle hâkim odasında veya uzman eşliğinde dinlenir; görüşü önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir.

Velayeti alan ebeveyn çocukla başka şehre taşınabilir mi?

Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, kural olarak yanında bulunduğu velayet sahibi ebeveynin yerleşim yeridir. Ancak taşınma, kişisel ilişkiyi fiilen imkânsız hâle getiriyorsa diğer ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin değiştirilmesini isteyebilir; bu nedenle böyle bir ihtimal varsa protokolde baştan düzenlenmesi yararlı olur.

Protokolde kişisel ilişki yazılmazsa ne olur?

TMK m.182 uyarınca mahkeme, boşanma kararı verirken çocukla kişisel ilişkiyi düzenlemekle yükümlüdür. Protokolde bu konu eksikse hâkim taraflardan düzenlemeyi tamamlamalarını isteyebilir veya değişiklik önerebilir.

Çocuk diğer ebeveynle görüşmek istemezse ne olur?

Çocuğun isteksizliğinin nedeni önemlidir. TMK m.324'e göre ebeveynler, çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini zedeleyecek davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür; çocuğun huzurunu tehlikeye düşüren ciddi bir sebep varsa kişisel ilişkinin sınırlandırılması mahkemeden istenebilir. Bu durumlarda uzman desteği almak çoğu zaman çözüm sağlar.

Özet

  • Anlaşmalı boşanmada çocuğun kimde kalacağını eşler protokolde belirler; hâkim çocuğun yararına göre onaylar veya değişiklik önerir (TMK m.166/3, m.182).
  • Kanunda anne veya baba lehine bir öncelik kuralı yoktur; boşanmada velayet çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m.336).
  • İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınabilir; hâkim gerekirse uzman raporu ister (4787 s. Kanun m.5).
  • Kişisel ilişki takvimi; hafta sonları, bayramlar, yaz tatili, özel günler ve teslim yeriyle birlikte açıkça yazılmalıdır (TMK m.323).
  • Ortak velayet kanunda açıkça düzenlenmemiştir; Yargıtay uygulamasında şartları varsa onaylanabildiği görülmektedir.
  • Koşullar değişirse velayet ve kişisel ilişki dava yoluyla yeniden düzenlenebilir (TMK m.183).

Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi, çocuğun yaşı, okul düzeni ve ebeveynlerin yaşam koşulları birlikte düşünülerek yazıldığında hem hâkimin onayı kolaylaşır hem de boşanma sonrası uyuşmazlıklar azalır. Dural Hukuk, anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması, velayet, kişisel ilişki ve nafaka düzenlemeleri konularında destek verebilir. Bilgi almak için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden Dural Hukuk'a ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hazırlayan: Dural Hukuk