Senet Tahsili Nasıl Yapılır?

Senet Tahsili Nasıl Yapılır?

Senet Tahsili Nasıl Yapılır?

Senet tahsili nasıl yapılır sorusu, ticari hayatta ve bireysel alacak ilişkilerinde sıklıkla karşımıza çıkar. Alacaklı taraf, vadesi gelmiş miktarını zamanında kasasına koyamadığında hukuki yollara başvurma ihtiyacı hisseder. Türk Ticaret Kanunu hükümleri; poliçe, bono ve çek gibi kambiyo senetleri statüsündeki evrakın hukuki niteliklerini düzenler. Paranın yasal merciler vasıtasıyla istenebilmesi adına eldeki belgenin kanuni şartları taşıması istenir. Belgedeki eksiklikler, icra dairelerindeki başvuruların reddine sebebiyet verir.

Türk Ticaret Kanunu Hükümlerinde Bononun Unsurları Nelerdir?

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatabilmek adına belgenin Madde 776 düzenlemesine uygunluğu aranır. Kanun koyucu, bir bononun taşıması mecburi unsurların sınırlarını kesin çizgilerle çizmiştir. Belge metninde "bono" ya da "emre yazılı senet" ibaresinin bulunması şarttır. Kayıtsız şartsız belli bir bedelin ödenmesi vaadi belgenin doğasından gelir. Ödeme yeri, kime yahut kimin emrine ödeneceği, düzenlenme tarihi, düzenlenme yeri ve düzenleyenin imzası kağıt üzerinde eksiksiz biçimde yer alması mecburidir. Düzenleyenin imzası belgenin geçerliliği yönünden en mühim şartlardan birisidir. İmza eksikliği durumunda evrak adi havale hükmüne girer ve kambiyo vasfını yitirir. Vade yazılmamışsa belge görüldüğünde ödenecek sayılır. Düzenleme yeri yazılı değilse düzenleyenin adının yanındaki yer düzenleme yeri kabul edilir. Bütün bu unsurların mevcudiyeti, alacağın güvence altına alınmasına yarar. İşlemlerin kusursuz ilerlemesi adına profesyonel destek aranabilir.

İcra ve İflas Kanunu dairesinde icra takibi başlatma

Alacaklı, vadesi gelmesine rağmen borcunu ödemeyen kişiye karşı icra müdürlükleri vasıtasıyla takip başlatır. İcra ve İflas Kanunu Madde 167, alacaklıya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip imkanı tanır. Bu yöntem, ilamsız icra takiplerine kıyasla alacaklıya daha hızlı tahsilat fırsatı verir. İcra müdürü, önüne gelen takip talebini ve senedin aslını inceler. Evrakın kambiyo senedi vasfını taşıdığını ve vadesinin geldiğini tespit ettiğinde borçluya ödeme emri gönderir. Tebligatın ulaşmasıyla beraber kanuni mühletler işlemeye başlar. Borçlu, tebligatı aldığı tarihten itibaren beş gün içinde borca yahut imzaya itiraz edebilir. On gün içinde borcu ödemesi beklenir. İtiraz mühletinin kaçırılması yahut itirazın reddi halinde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu hızlı işleyen mekanizma, alacağın gecikmeksizin kasaya girmesine zemin hazırlar.

Senet Borçlusunun İtiraz Yolları Hangileridir?

Tebligatı teslim alan borçlunun yasalarla korunan itiraz hakları mevcuttur. Kanunun 169. maddesi uyarınca borçlu; borcun itfa edildiğini, mühlet verildiğini yahut zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir. İtirazlar icra mahkemesi makamına dilekçeyle yapılır. Adi takiplerden ayrışan nokta tam burasıdır; itirazlar doğrudan mahkemeye yöneltilir. Yapılan itiraz, kural biçiminde takibi durdurmaz, yalnızca satışı durdurur. Borca itiraz durumunda borçlunun iddialarını resmi belgelerle ispatlaması zorunludur. İmza itirazı ise Madde 170 çatısı altında karara bağlanır. Borçlu, senetteki imzanın kendisine ait bulunmadığını düşünüyorsa beş günlük süre içinde imzaya itiraz yoluna gider. Hakim imza incelemesi yapar, bilirkişi raporları doğrultusunda karar verir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

İmzaya itiraz aşamasında neler yaşanır?

İmzaya itiraz davaları, taraflar yönünden ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Dava aşaması başladığında hakim ilk celsede imza örnekleri toplar. Borçlunun kurumlarda yer alan eski tarihli imzaları ile belge üzerindeki imza karşılaştırılır. Kriminal inceleme sonucunda rapor düzenlenir. İmzanın borçluya ait bulunduğu tespit edilirse, borçlu yüzde yirmi oranında inkar tazminatı ödemeye mahkum edilir. Takibin kötü niyetle başlatıldığı anlaşılırsa, alacaklı taraf aynı oranda tazminat yüküyle karşılaşır. İtirazların duruşmalı yapılması yasaların emredici kuralıdır. Yanlış atılan adımlar taraflara maddi kayıplar yaşatır. Bu sebeple hukuki destek almak işleri kolaylaştırır.

Protesto Çekme Şartı ve Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Kambiyo evrakında müracaat haklarının korunması adına protesto mekanizması işler. Hükümler, vadesinde ödenmeyen evrak için noter aracılığıyla protesto çekilmesini emreder. Protesto; lehtarın, cirantalara ve avalistlere başvurabilmesi adına mecburi bir işlemdir. Vadeyi izleyen iki iş günü içinde işlemlerin tamamlanması aranır. İşlem yapılmadığı takdirde asıl borçluya karşı takip hakkı baki kalsa bile diğer sorumlulara karşı müracaat hakkı düşer. Sadece düzenleyene karşı takip başlatılacaksa protesto şartı aranmaz. Cirantaların da borçtan sorumlu tutulması isteniyorsa notere başvurularak ödememe protestosu çekilir. Düzenlenen evrak ilgililere tebliğ edilir ve hukuki zemin güçlendirilir.

Zamanaşımı sürelerine dair hukuki düzenlemeler

Alacağın istenebilmesi zamanaşımı süreleriyle sınırlandırılmıştır. Kanun gereğince, poliçe ve bonolarda asıl borçluya karşı açılacak davalar ve takipler üç yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl içinde icra takibi başlatılmazsa belge asli niteliğini kaybeder. Bu durumda tahsilat zorlaşır ve adi alacak hükümlerine göre adım atılması mecburiyeti doğar. Cirantalara karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi bir yıldır. Sürelerin kaçırılması, alacaklının hak kaybına uğramasına sebebiyet verir. Takip talebinin icra müdürlüğüne verilmesiyle zamanaşımı kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Sürelerin sıkı takibi, hakların zayi olmaması adına çok kıymetlidir.

İhtiyati Haciz ile Alacağın Güvenceye Alınması

Alacağını zamanında tahsil edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan kişi ihtiyati haciz kurumuna başvurur. Kanunun 257. maddesi çerçevesinde, vadesi gelmiş ve rehinle teminat altına alınmamış alacaklar için bu tedbir talep edilebilir. Vadesi gelmemiş alacaklarda borçlunun kaçma şüphesi yahut mallarını gizleme ihtimali bulunuyorsa bu yola gidilir. Alacaklı, asliye ticaret mahkemesine dilekçe vererek borçlunun malvarlığı üzerine geçici el konulmasını ister. Mahkeme talebi haklı bulursa, alacaklıdan teminat yatırmasını ister. Teminat yatırıldıktan sonra karar verilir. Kurum vasıtasıyla borçlunun banka hesaplarına, araçlarına veya gayrimenkullerine şerh işlenir. Takibin kesinleşmesiyle birlikte bu tedbir kesin hacze dönüşür ve malların satışı aşamasına geçilir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Ödeme emri sonrası mal beyanında bulunma zorunluluğu

Tebligatı alan borçlu, borcunu on gün içinde ödemez ve itiraz etmezse aynı süre içinde mal beyanında bulunmak mecburiyetindedir. Kanunun 74. maddesi, mal beyanını açıkça düzenler. Borçlu; borcunu karşılamaya yetecek miktarda malını, kazancını ve borçlarını daireye bildirmek zorundadır. Mal beyanında bulunmamak hapis cezası riskini doğurur. Kanunun 337. maddesi hükmüne göre, alacaklının şikayeti üzerine ceza mahkemesi, beyanda bulunmayan borçluya tazyik hapsi cezası verebilir. Beyanın gerçeğe aykırı verilmesi durumunda daha ağır yaptırımlar gündeme gelir. Beyan edilen mallar üzerinden haciz işlemleri başlatılarak paranın kasaya girmesi yoluna gidilir. Beyan kurumu, alacaklının işini kolaylaştıran yasal bir müessesedir.

Haciz İşlemlerinin Fiilen Gerçekleşmesi

Takip kesinleştiğinde alacaklı, borçlunun tespit edilen malvarlıklarına haciz konulmasını talep eder. Ev eşyaları, işyeri demirbaşları, araçlar ve banka hesaplarına el konulur. Maaş kesintisi ise borçlunun çalıştığı işyerine yazılan müzekkereyle uygulanır; işçi maaşının en fazla dörtte birine kesinti uygulanabilir. Fiili işlem esnasında memur borçlunun adresine gider, malları tutanak altına alır. Lüzum görülürse mallar muhafaza altına alınarak yediemin depolarına kaldırılır. Ev eşyalarının haczinde lüzumlu eşyalara dokunulamaz kuralı işler. Sadece birden fazla sayıdaki aynı amaca hizmet eden eşyalar hacze konu edilir. Yasal prosedürlerin harfiyen uygulanması tahsilatı hızlandırır. Eksik adımlar itirazlara zemin hazırlayarak tahsilatın gecikmesine sebep verir.

Haczedilen malların satışı ve paranın paylaştırılması

Haciz aşamasının başarıyla tamamlanmasının ardından satış talebi gündeme gelir. Hükümlere göre menkul mallarda altı ay, gayrimenkullerde bir yıl içinde satış istenmesi kanuni bir zorunluluktur. Süresi içinde satış talep edilmezse haciz düşer. Satış, elektronik ortamda UYAP üzerinden açık artırma usulüyle yapılır. Kıymet takdiri raporu hazırlanarak malların değeri netleştirilir ve ilgililere tebliğ edilir. Birinci artırmada malın muhammen bedelinin yüzde ellisi ve masraflar karşılanırsa ihale tamamlanır. Satıştan elde edilen meblağ devletin kasasına girer. Masraflar düşüldükten sonra kalan bakiye alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Tahsilatın tam manasıyla son bulması bu aşamayla biter. Bütün bu prosedürler dizisi, hukuki teknik bilgiyi fazlasıyla şart koşar.