Vergi Ziyaı Cezası Nedir?

Vergi Ziyaı Cezası Nedir?

Vergi Ziyaı Cezası Nedir?

Vergi ziyaı cezası, mükellefin yahut vergi sorumlusunun kanuni mükellefiyetlerini vaktinde yerine getirmemesi yahut noksan yerine getirmesi yüzünden kamunun mali kayba uğraması halinde tatbik edilen mali bir yaptırımdır. Hazine alacaklarının vaktinde ve eksiksiz biçimde devlet kasasına girmesi, kamu maliyesinin intizamı yönünden yüksek kıymet taşır. Devlete intikal etmesi icap eden bir verginin gecikmesi ya da eksik tarh edilmesi, idarece tespit edildiğinde hem tarhiyat yürütülür hem gecikme faizi işletilir hem de cezai müeyyide uygulanır.

Vergi Ziyaı Kavramı Ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 341 İnci Maddesi

Türk vergi mevzuatında cezalandırmanın sınırlarını çizen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 341 inci maddesi, ziya mefhumunu berrak kaidelerle tarif eder. Kanun hükmüne nazaran vergi ziyaı, mükellefin veya vergi sorumlusunun vergilendirme ile alakalı vecibelerini zamanında yapmaması yahut noksan yapması yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini yahut eksik tahakkuk ettirilmesini hükme bağlar.

Bunun yanında mükellefin şahsi vaziyeti, medeni hali yahut ailevi durumları hakkında hakikate aykırı beyanlar vererek verginin noksan tahakkukuna yol açması da mezkûr tarife dahildir. Verginin sonradan tarh edilmesi yahut noksanlığın sonradan ikmali, ziya durumunu bertaraf etmez. Mükellef ya da vergi sorumlusu haksız yere vergi iadesi aldığı takdirde dahi vergi ziyaı vuku bulur ve idare derhal tarhiyat işlemlerini icra eder.

Vergi Ziyaı Cezası Hangi Hallerde Ve Hangi Oranlarda Kesilir?

Kanun koyucu ceza miktarını tayin ederken mükellefin kastını, ihmalini ve kusurun ağırlığını nazara almıştır. Vergi Usul Kanunu 344 üncü maddesi, ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden kesilecek ceza nispetlerini belirler. İdarenin yaptığı tarhiyat türüne ve fiilin niteliğine göre ceza katsayısı değişir.

Standart hallerde bir kat ceza uygulaması

Normal şartlarda vergi ziyaına yol açıldığında, ziyaa uğratılan vergi tutarının bir katı kadar ceza kesilir. Beyannamenin kanuni vadesi bittikten sonra verilmesi, defter kayıtlarının usulsüz tutulması yahut matrahın eksik bildirilmesi hallerinde bir kat vergi ziyaı cezası tatbik sahası bulur. İdarece resen, ikmalen veya idarece tarh edilen vergi tutarı ne kadarsa, ceza tutarı da o miktara eşitlenir.

Kaçakçılık fiillerinde üç kat ceza uygulaması

Vergi ziyaına, kanunun 359 uncu maddesinde sayılan kaçakçılık fiilleri yol açmışsa, yaptırım ağırlaşarak üç kat şeklinde tatbik edilir. Sahte fatura tanzimi, yanıltıcı evrak düzenlenmesi, defter sayfalarının yok edilmesi yahut tahrif edilmesi gibi ağır fiillerde kamu düzeni ağır yara aldığından ceza üç katına çıkarılır. Kaçakçılık fiillerine bilerek iştirak eden üçüncü şahıslar hakkında ise ziyaa uğratılan verginin bir katı nispetinde ceza uygulanması kanunda sarahaten yer alır.

Kanuni müddet bittikten sonra, idarece herhangi bir tespit yapılmadan mükellef kendiliğinden beyanname verirse, ceza oranı yüzde elli nispetinde kesilir. Kanun koyucu bu tercihle mükellefi pişmanlığa sevk etmeyi ve mükellefiyetlerin idari baskı bulunmaksızın ikmal edilmesini teşvik eder.

Vergi Ziyaı Cezasında İndirim Ve Uzlaşma Yolları Nelerdir?

Hakkında vergi ziyaı cezası kesilen mükellef, kanunun tanıdığı koruma mekanizmalarından faydalanma serbestisine sahiptir. Ceza ihbarnamesinin tebliğiyle birlikte mükellefin önünde idari aşamada iki ana tercih bulunur.

Vergi usul kanunu 376 ncı maddesi cezada indirim imkânı

Vergi Usul Kanunu 376 ncı maddesi, cezalarda indirim müessesesini tanzim eder. İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde mükellef müracaat edip vergi borcu ile cezanın yarısını kanuni vadesinde ödeyeceğini bildirirse, kesilen cezanın yarısı silinir. Dava yoluna gitmeden önce cezada tenzilat temin etmek isteyen mükellefler bu pratik yola müracaat eder.

7524 sayılı kanun sonrası uzlaşma başvuruları

Uzlaşma bahsinde son kanun değişiklikleri mühim dönüşümler getirmiştir. 7524 sayılı Kanun düzenlemeleri neticesinde ana vergi borcu uzlaşma sahasının dışına çıkarılmış, uzlaşma imkanı münhasıran vergi cezaları ile sınırlandırılmıştır. Mükellefler tarhiyat öncesi uzlaşma komisyonlarına yahut tarhiyat sonrası uzlaşma kurullarına başvurarak ceza miktarında indirim talep edebilir. Taraflar uzlaştığında mutabık kalınan ceza tutarı kesinleşir ve mezkûr miktara karşı vergi mahkemesinde dava açılamaz. Uzlaşmaya varılamadığı takdirde mükellef yargı yoluna başvurma hakkını muhafaza eder.

Vergi uyuşmazlıkları teknik ayrıntılar barındırdığından, hak kaybına uğramamak adına yürütülecek muamelelerde uzman yardımı temin etmek lehinizedir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Vergi Mahkemesinde Dava Açma Süresi Kaç Gündür?

Kendisine vergi ve ceza ihbarnamesi tebliğ edilen mükellef, uzlaşma yahut indirim müesseselerini seçmeyip ilk elden yargıya başvurabilir.

Otuz günlük dava açma müddeti ve hak düşürücü süre

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 7 nci maddesi uyarınca, vergi mahkemelerinde dava açma müddeti kural gereğince ihbarnamenin tebliğini takip eden günden itibaren otuz gündür. Otuz günlük müddet hak düşürücü mahiyettedir; sürenin geçirilmesi halinde tarhiyat ile ceza kesinleşir ve amme alacağı icra safhasına intikal eder.

Mükellef önce uzlaşma talebinde bulunmuş fakat uzlaşma vaki sayılmamışsa, uzlaşmaya varılamadığına dair tutanağın tebliğiyle dava müddeti tekrar işler. Şayet otuz günlük kanuni süreden geriye kalan vakit on beş günden az ise dava açma müddeti tutanağın tebliğinden itibaren on beş gün uzar. Bu sebeple tebligat evrakının saklanması ve tarihin hatasız kaydedilmesi dava hakkının korunması yönünden ciddi değer taşır.

Yürütmenin durdurulması ve tahsilatın kendiliğinden durması

Vergi mahkemesinde dava açılması, 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmü uyarınca, dava edilen vergi ve cezaların tahsilatını kendiliğinden durdurur. Mahkeme nihai hükmünü verinceye dek vergi dairesi mükellef aleyhine haciz yahut cebri icra muamelesi yürütemez. İdari yargıda açılan davalar tahsilatı dondurduğundan mükellefler üzerindeki mali baskı kalkar.

Vergi Ziyaı Cezasının İptali Davalarında Hangi Hususlar Öne Çıkar?

Vergi ziyaı cezasının terkin edilmesi talebiyle açılan davalarda vergi mahkemeleri idarenin somut delillere dayanıp dayanmadığını tetkik eder. İdarece tanzim edilen raporların hukuka uygunluğu, mükellefin savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı ve tarhiyatın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı heyetçe denetlenir. 213 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde tanzim edilen beş yıllık zamanaşımı süresi dolmuşsa idarenin ceza kesme yetkisi ortadan kalkar.

Takdir komisyonlarının soyut ve belgesiz kararlarla matrah takdir etmesi, Danıştay içtihatlarında iptal sebebi sayılmaktadır. Varsayımlara veya sübjektif kanaatlere dayanılarak mükellefe ceza yüklenmesi vergilendirme ilkelerine aykırılık teşkil eder. Mükelleflerin haklarını koruması, kanuna uygun dilekçelerle iddia ve itirazlarını mahkemeye iletmesi neticesinde hukuka mugayir cezaların iptali temin edilmektedir.

Vergi Ziyaı Cezasından Kurtulmak İçin Pişmanlık Hükümleri Nasıl İşler?

Mükelleflerin cezai yaptırımlardan kaçınabilmesi adına 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde pişmanlık ve ıslah müessesesi tanzim edilmiştir. Beyana dayanan vergilerde mükellef, kanuna aykırı fiilini idare haber almadan evvel kendiliğinden vergi dairesine haber verirse vergi ziyaı cezası kesilmez. Bu hükümden istifade edebilmek adına mükellefin dilekçeyle müracaat etmesi, noksan beyannameyi vermesi ve tahakkuk eden vergiyi gecikme zammı nispetindeki pişmanlık zammıyla beraber on beş gün içinde ödemesi şart koşulmuştur.

Hakkında vergi denetimi yürütülen yahut takdir komisyonuna sevk işlemi yapılan mükellefler pişmanlık hükümlerinden faydalanamaz. Kanunun tanıdığı bu imkan, mükellefe cezasız bir çıkış yolu açarken Hazineye de gelir akışı kazandırır. Mevzuatın tanıdığı hakların isabetli takvimle yürütülmesi, mükelleflerin mali vaziyetlerini koruma altına alır.