Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir ve iptal edilebilir mi sorusunun kısa cevabı şudur: Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin evini, arsasını veya başka bir malvarlığını, kendisine ölünceye kadar bakılması karşılığında devrettiği sözleşmedir. Sözleşme, miras sözleşmesi şeklinde, yani resmî memur önünde iki tanıkla yapılmadıkça geçersizdir. Geçerli bir sözleşme de bakım borcu yerine getirilmezse feshedilebilir; sözleşme gerçekte mirasçılardan mal kaçırmak için yapılmışsa mirasçılar muvazaa veya tenkis davası açabilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan iki durum, bakım vaadiyle tapuyu devralan kişinin bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve miras bırakanın ölümünden sonra diğer mirasçıların bu devri "mirastan mal kaçırma" olarak görmesidir. Bu iki durumda başvurulacak yollar, davayı açabilecek kişiler ve süreler birbirinden farklıdır. Bu yazıda ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımı ve şekli, tarafların yükümlülükleri, fesih ve iptal yolları, mirasçıların hakları ve dava sürecinde dikkat edilmesi gerekenler anlatılmaktadır.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 611. maddesine göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım alacaklısı bakılacak kişidir; bakım borçlusu ise bakmayı üstlenen ve karşılığında malı devralan kişidir.
Sözleşme karşılıklı edimler içerir ve bir talih unsuru taşır: Bakım alacaklısının ne kadar yaşayacağı bilinmediği için bakım borçlusunun üstlendiği yük önceden kestirilemez. Bu yönüyle sözleşme karşılıksız bağışlamadan ayrılır. Bakım borçlusu ayrıca mirasçı olarak atanmışsa, TBK m.611/2 gereği sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler de uygulanır. Miras sözleşmesinin genel özelliklerini Miras Sözleşmesi Nedir? yazımızda anlattık.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım yerine düzenli para ödenmesini öngören ömür boyu gelir sözleşmesiyle (TBK m.607 vd.) karıştırılmamalıdır. Ölünceye kadar bakmada borç, kişisel bakım ve gözetimdir; bakım alacaklısı bu hakkını başkasına devredemez (TBK m.619).
Sözleşme Hangi Şekilde Yapılmalı?

TBK'nın 612. maddesine göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 545. maddesi miras sözleşmesinin resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesini ister: Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. TMK m.532'ye göre resmî memur; sulh hâkimi, noter veya kanunla bu yetki verilmiş başka bir görevli olabilir.
Uygulamada taşınmaz devri içeren ölünceye kadar bakma sözleşmeleri çoğunlukla tapu müdürlüğünde, iki tanık katılımıyla resmî senet olarak düzenlenir. Sözleşme noterde de yapılabilir; ancak taşınmazın mülkiyeti tapuya tescille bakım borçlusuna geçer. Devletçe tanınmış bir bakım kurumunun yetkili makamların belirlediği koşullara uyarak yaptığı sözleşmelerde ise yazılı şekil yeterlidir (TBK m.612/2).
Adi bir kâğıtla veya sözlü olarak yapılan "bana bakarsan evi sana bırakırım" anlaşmaları geçersizdir. Bakım fiilen yapılmış olsa bile şekle aykırı bir sözleşmeye dayanarak tapu istenemez; bakım veren kişinin emeğinin karşılığı kural olarak sebepsiz zenginleşme gibi başka hukuki yollarla değerlendirilir.
Tarafların Yükümlülükleri ve Bakım Alacaklısının Güvencesi
TBK'nın 614. maddesine göre bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur. Bakım borçlusu, aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının daha önceki sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri yerine getirmekle yükümlüdür. Kanun özellikle şu yükümlülükleri sayar:
- Barınma ve beslenme: Bakım alacaklısına uygun gıda ve konut sağlamak.
- Hastalıkta bakım: Hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmek.
Taşınmazını devreden bakım alacaklısı, haklarını güvenceye almak için bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir (TBK m.613). Bu güvencenin üçüncü kişilere karşı da işe yaraması için ipoteğin tapuya tescil ettirilmesi, mümkünse devirle aynı anda bu işlemin yapılması önerilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Sona Erer? Fesih Yolları
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım alacaklısının ölümüyle amacına ulaşarak sona erer. Bunun dışında kanun, tarafların sözleşmeyi sona erdirebileceği belirli yollar öngörür:
| Yol | Ne zaman kullanılır? | Sonucu |
| Önel verilerek fesih (TBK m.616) | Edimler arasında önemli ölçüde oransızlık varsa ve fazla alan taraf bağış amacı güdüldüğünü ispat edemezse | Altı ay önceden bildirimle fesih; o güne kadarki edimler anapara ve faiziyle denkleştirilir |
| Önel verilmeksizin fesih (TBK m.617) | Borca aykırılık nedeniyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelirse veya başka önemli sebepler varsa | Kusurlu taraf aldığını geri verir ve uygun bir tazminat öder; hâkim fesih yerine ömür boyu gelir bağlayabilir |
| Bakım borçlusunun ölümü (TBK m.618) | Bakımı üstlenen kişi ölürse | Bakım alacaklısı bir yıl içinde feshi isteyebilir ve mirasçılardan kanunda belirtilen miktarda para talep edebilir |
| Nafaka hakkı zedelenenlerin iptal talebi (TBK m.615) | Bakım alacaklısı bu sözleşme yüzünden kanuni nafaka borcunu ödeyemez hâle gelirse | Sözleşmenin iptali veya bakım borçlusunun edimlerinden mahsup edilerek nafaka ödenmesi |
Uygulamada en çok başvurulan yol, bakım borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle TBK m.617'ye dayanan fesihtir. Bakılmadığını düşünen bakım alacaklısı için şu adımlar önemlidir:
- Delilleri toplayın: Kiminle yaşadığınızı, hastane ve doktor ziyaretlerinde size kimin eşlik ettiğini, giderlerinizi kimin karşıladığını gösteren kayıtları ve tanıkları belirleyin.
- İhtar çekin: Bakım borçlusuna noter aracılığıyla bakım borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğinizi bildirmeniz hem iradenizi hem de ihlali belgelendirir.
- Fesih ve tapu iptali davası açın: Feshin tespiti ile birlikte devredilen taşınmazın tapusunun iptalini ve adınıza tescilini isteyebilirsiniz.
- Tedbir isteyin: Dava sürerken taşınmazın üçüncü kişilere satılmasını önlemek için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep edin; iyiniyetli üçüncü kişiye yapılan devir sonradan geri almayı zorlaştırabilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Hangi Sebeplerle İstenir?
Fesih, geçerli bir sözleşmenin sonradan sona erdirilmesidir. İptal ve geçersizlik ise sözleşmenin baştan sakat olduğu iddiasına dayanır. Başlıca sebepler şunlardır:
- Şekil eksikliği: TBK m.612'deki resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşme kural olarak geçersizdir.
- Ehliyetsizlik: Bakım alacaklısı sözleşme anında ileri derecede bunama veya ağır hastalık gibi nedenlerle ayırt etme gücünden yoksunsa sözleşme geçersizdir. Bu iddia çoğunlukla sağlık kayıtları ve bilirkişi raporuyla incelenir.
- Yanılma, aldatma veya korkutma: İrade sakatlığına uğrayan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmelidir (TBK m.39).
- Mirasçı atanması varsa: Bakım borçlusu aynı zamanda mirasçı atanmışsa, ölüme bağlı tasarrufun iptali için TMK m.557'deki sebepler ve TMK m.559'daki süreler (öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde mirasın geçmesinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl) gündeme gelir.
Mirasçılar Ne Yapabilir? Muris Muvazaası ve Tenkis

Miras bırakan, mallarını görünürde ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devretmiş ama gerçekte bağışlamak ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak istemişse, buna muris muvazaası denir. Yargıtay'ın 1974 tarihli içtihadı birleştirme kararı doğrultusunda mirasçılar bu durumda tapu iptali ve tescil davası açabilir. Mahkeme özellikle şu sorulara bakar:
- Bakıma muhtaçlık: Miras bırakanın yaşı ve sağlık durumu sözleşme tarihinde gerçekten bakım gerektiriyor muydu?
- Aile ilişkileri: Miras bırakan kiminle yaşıyordu, diğer çocuklarıyla arası nasıldı?
- Malvarlığı ve edim dengesi: Devredilen mal, miras bırakanın tüm malvarlığının ne kadarını oluşturuyor ve beklenen bakımın değeriyle orantılı mı?
- Bakımın gerçekten yapılıp yapılmadığı: Bakımın fiilen yapılmış olması tek başına yeterli kabul edilmez; mahkeme miras bırakanın gerçek amacını araştırır.
Muris muvazaası davasını yasal mirasçılar kendi miras payları oranında açabilir ve bu dava kural olarak bir süreye bağlı değildir. Davanın genel şartlarını Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) Davası yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Sözleşme gerçek olsa bile, edimler arasında açıkça bağış amaçlı bir fark varsa ve bu fark saklı payları zedeliyorsa saklı paylı mirasçılar tenkis davası açabilir; TBK m.615/3 bu hakkı açıkça saklı tutar. Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TMK m.571).
Bakım borcunun yerine getirilmemesine dayanan fesih hakkı ise Yargıtay uygulamasında kural olarak bakım alacaklısının kişiliğine sıkı sıkıya bağlı kabul edilir. Bakım alacaklısının sağlığında açtığı davayı mirasçılar sürdürebilir; ölümden sonra yalnızca "bakılmadı" gerekçesiyle açılacak bir davanın sonucu ise bakım alacaklısının sağlığında bu yöndeki iradesini ihtar, şikâyet veya dava gibi yollarla ortaya koyup koymadığına göre değişebilir.
Dava Süreci: Görevli Mahkeme, Deliller ve Süreler
Taşınmazın mülkiyetine ilişkin bu davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 12. maddesi gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Davaların süreleri ve sonuçları şöyle özetlenebilir:
| Dava | Kim açar? | Süre | Olası sonuç |
| Fesih ve tapu iptali (TBK m.617) | Bakım alacaklısı (borca aykırılık hâlinde diğer taraf da) | Kanunda ayrı bir süre öngörülmemiştir | Devredilen malın iadesi ve tazminat |
| İrade sakatlığına dayalı iptal | İradesi sakatlanan taraf | Öğrenmeden itibaren bir yıl (TBK m.39) | Sözleşmeyle bağlı olmama ve verilenin iadesi |
| Muris muvazaası | Yasal mirasçılar | Kural olarak süreye bağlı değildir | Miras payı oranında tapu iptali ve tescil |
| Tenkis | Saklı paylı mirasçılar | Bir yıl / on yıl (TMK m.571) | Saklı payı tamamlayacak oranda tenkis |
Bu davalarda tanık beyanları, hastane ve refakatçi kayıtları, adres kayıtları, sağlık raporları, banka hareketleri ve taşınmazın değerini belirlemek için yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi belirleyici olur. Sözleşme yapacak taraflar da ileride uyuşmazlık çıkmaması için ayırt etme gücüne ilişkin bir sağlık raporu almayı ve bakım kayıtlarını saklamayı değerlendirebilir.
Sık Sorulan Sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi noterde mi, tapuda mı yapılır?
Sözleşme, miras sözleşmesi şeklinde resmî memur önünde iki tanıkla yapılmalıdır. Taşınmaz devri içeren sözleşmeler uygulamada çoğunlukla tapu müdürlüğünde düzenlenir. Noterde yapılan sözleşmede de mülkiyetin geçmesi için tapuda tescil gerekir.
Bakım borçlusu bakmazsa tapu geri alınabilir mi?
Evet, bakım borcunun yerine getirilmemesi sözleşmenin devamını çekilmez hâle getiriyorsa bakım alacaklısı TBK m.617'ye göre sözleşmeyi feshedebilir. Fesih hâlinde kusurlu taraf aldığını geri vermekle yükümlüdür; bu nedenle tapu iptali ve tescil istenebilir. Hâkim, koşullara göre fesih yerine ömür boyu gelir bağlanmasına da karar verebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali için süre var mı?
Süre, iptal sebebine göre değişir. İrade sakatlığında bir yıllık süre vardır; tenkis davası bir yıl ve on yıllık sürelere bağlıdır. Muris muvazaası iddiasına dayanan dava ise kural olarak bir süreye bağlı değildir.
Babam öldükten sonra kardeşime yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesine itiraz edebilir miyim?
Sözleşmenin gerçekte mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını düşünüyorsanız muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz. Saklı payınız zedelenmişse tenkis de isteyebilirsiniz. Babanızın bakıma gerçekten muhtaç olup olmadığı ve devredilen malın değeri gibi olgular sonucu doğrudan etkiler.
Bakım borçlusu ölürse sözleşme ne olur?
Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun ölümünden itibaren bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir (TBK m.618). Bu durumda bakım borçlusunun mirasçılarından, kanunda öngörülen hesaplamaya göre bir para ödenmesini talep edebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devralınan ev satılabilir mi?
Tapuda malik olan bakım borçlusu taşınmazı kural olarak satabilir. Ancak bakım alacaklısının yasal ipotek hakkı ve olası fesih davası nedeniyle satış ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir. Bakım alacaklısı, dava açarken tapuya ihtiyati tedbir konulmasını isteyerek bu riski azaltabilir.
Özet
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım karşılığında malvarlığı devrini öngören sözleşmedir (TBK m.611).
- Sözleşme, miras sözleşmesi şeklinde resmî memur ve iki tanık önünde yapılmazsa geçersizdir (TBK m.612, TMK m.545).
- Bakım borçlusu uygun gıda, konut, bakım ve tedavi sağlamak zorundadır (TBK m.614).
- Bakım borcu yerine getirilmezse sözleşme önel verilmeksizin feshedilebilir ve devredilen mal geri istenebilir (TBK m.617).
- Mal kaçırma amacıyla yapılan sözleşmelere karşı mirasçılar muris muvazaası, saklı payları zedelenmişse tenkis davası açabilir (TBK m.615/3, TMK m.571).
- Taşınmaza ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12).
Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde sonucu; sözleşmenin şekli, bakımın gerçekten yapılıp yapılmadığı, tarafların gerçek amacı ve devredilen malın değeri birlikte belirlediği için her dosyanın kendi belgeleri ve tanıklarıyla değerlendirilmesi gerekir. Dural Hukuk, ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin hazırlanması, fesih ve iptal davaları, muris muvazaası ve tenkis davaları konularında destek verebilir. Bilgi almak için 0535 260 74 54 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfası üzerinden Dural Hukuk'a ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Hazırlayan: Dural Hukuk

